top of page


Gelişim Bülteni #120: Alışkanlıkların Potansiyelini Sınırlıyor Mu?
Sevgili yol arkadaşım, Birkaç ay önce Paterson adlı filmi izledim ve tam bir hayal kırıklığına uğradım! Paterson genelde şöyle anlatılır: “Sıradan hayatın güzelliği.”“Basitliğin şiiri.”“Minimalist huzur.” Evet, bir yönüyle doğru ama bana göre filmin konuşulmayan hikâyesi şu: Otomatik pilota geçmiş bir adamın hayatın içinde sessizce kayboluşu. Paterson: • Aynı saatte kalkar • Aynı otobüsü sürer • Aynı yolda yürür • Aynı bara gider • Aynı hayata uyanır Öte yandan derin
Ayça Karaman
3 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #119: Ya Başka Bir Hayat Daha İyiyse?
Sevgili yol arkadaşım, Geçen hafta sana birçok ihtimalin arasında nasıl donup kaldığımı bir şey itiraf etmiştim. Bu hafta bunun devamını konuşalım: Bu kadar seçenek arasında doğru olanı nasıl seçeceğim? Bence asıl soru şu: Ben doğruyu mu arıyorum, iç huzuru mu? Çoğu zaman “doğru seçim” arıyor gibi görünüyoruz ama aslında içten içe şunu istiyoruz: yanlış yapmayayım üzülmeyeyim pişman olmayayım zaman kaybetmeyeyim kendime kızmayayım Yani seçim değil, kendimizi korum
Ayça Karaman
2 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #118: Ya En İyisini Seçmek O Kadar Da İyi Bir Strateji Değilse?
Sevgili yol arkadaşım, Geçen akşam bir şeyler izlemek için bir dijital platforma girdim. Niyetim biraz kafa dağıtmaktı. Birini açtım, 10 dakika geçti: “hmm.” Kapattım. Başkasına baktım: “bilemedim.” Fragman… puan… yorum… tür… süre… “bunu şimdi izlemeyeyim.” derken bir baktım, 45 dakika geçmiş ve ben hâlâ hiçbir şey seçememişim. Sonunda da ne oldu biliyor musun? Hiçbir şey izleyemeden kapattım. Kafam dağılmadı. Üstüne bir de “Ben niye böyleyim?” hissi eklendi. Keyif iç
Ayça Karaman
2 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #117: Her Şey Kontrolün Altında Mı?
Sevgili yol arkadaşım, Modern dünya bize iki keskin seçenek sunar: Tüken ya da bırak. Üretmek, gelişmek ve kendi yolumuzu çizmek istediğimizde aynı sesleri duyarız: “Hadi, daha çok yap, daha hızlı ol, daha fazla koş.” Yorulduğumuzda ise aynı sesler bir yerlerde yanlış yaptığımızı hissettirir: “Sen de kendine çok yükleniyorsun, fazla düşünme, hadi biraz sal.” İkisi de modern hayatın yaralarına merhem olmaz. Üçüncü bir yol yok mudur sahiden de? 4 yıl önce bu sorgulamala
Ayça Karaman
3 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #116: Her Yıl Aynı Döngüden Sıkılmadın Mı?
Sevgili yol arkadaşım, Mutlu yıllar dilerim! 🎉 Yeni yılın getirdiği o taze heyecanı saklayabilenlerden misin yoksa yıllar geçtikçe yeni başlangıçlara dair hevesin biraz daha silikleşiyor mu? Her defasına bu yıl farklı olacak deyip bir süre sonra yine aynı yorgunluğa dönmek... Bu yalnızca kişisel bir başarısızlık hikâyesi değil, mesele daha derin. 2019 yılında yayınlanan bir makaleye göre, insanların büyük bir kısmı yeni yıl hedeflerinden ilk 6–8 hafta içinde, yani
Ayça Karaman
2 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #115: İstediğin Hayat Bu Mu?
Sevgili yol arkadaşım, Yeni bir yıla girerken çoğumuz aynı hissin içindeyiz: Hayatımda bir şeylerin değişmesi gerekiyor ama neyin? Daha fazla hedef mi?Daha iyi planlar mı?Daha çok çaba mı? Çoğu zaman daha fazlasını istiyoruz ama bazen durup bakmak, en çok ihtiyacımız olan şey oluyor. Bu hisle izlediğim bir film beni bu yıl özellikle durdurdu: Walter Mitty’nin Gizli Yaşamı. Walter Mitty, hayatının büyük kısmını hayal kurarak geçiren, sessiz, risksiz ve rutin bir yaşam
Ayça Karaman
2 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #114: Hayatı Yanlış Yerden Yaşıyor Olabilir Misin?
Sevgili yol arkadaşım, “İnsanın en büyük trajedisi, kendisi olmaya cesaret edememesidir,” der Søren Kierkegaard. Bu cümleye her rastladığımda durup düşünüyorum: Peki insan kendisi olmanın nasıl bir şey olduğunu nasıl keşfeder? Ben bu soruyla ilk kez ortaokul yıllarında karşılaştım. Abraham Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisini ve “kendini gerçekleştirme” kavramını okuduğumda, yaşım bunun ne anlama geldiğini tam kavrayacak kadar büyük değildi ama bir şey olmuştu. “Kendini
Ayça Karaman
3 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #113: Hikâyenin Kontrolü Kimde?
Sevgili yol arkadaşım, Hayat koşullarının hiç değişmeyeceği bir hikâyeye hapsolmuş bir karakter olsaydın, ne yapardın? Sahne aynı. Engeller aynı. Final belirsiz. Bu soru bir süredir zihnimde dolaşıyor çünkü insan sonucu kontrol edemese bile oyunda kalmayı seçebiliyor. Hikâyeleri değerli kılan da tam olarak bu değil mi zaten? Kahramanın kazanması değil, yol boyunca hikâyesinden vazgeçmemesi. Ama dürüst olalım. Hepimizin içinde çok daha ilkel bir ses var.Sessiz, zay
Ayça Karaman
3 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #112: Neden Bazıları Doğuştan Şanslı?
Sevgili yol arkadaşım, Neden bazıları doğuştan şanslı, bizse hayata koşarak yetişmeye çalışıyoruz? Birkaç yıl öncesine kadar şansın hep rastgele insanları seçtiğini sandığım için benim elimde olanın sadece çok çalışıp çabalamak olduğuna inanırdım. Varlıklı bir ailede doğmamıştım, bir telefonla kapıları açacak tanıdıklarımız yoktu ve eğer aramazsam kimse hakkım olanı bile vermek istemiyordu. Uzun yıllar boyunca başkalarının hayatlarına baktığımda kendimi hep hayata 3
Ayça Karaman
3 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #111: Belirsizlik Kaygısı & Netlik Arayışı
Belirsizlik beni hep çok korkuttu. Planın dışına çıkan her şey çok uzun yıllar içimde hemen bir sıkışma yaratırdı. Bir adım ötesini göremediğimde “Bir şey ters gidecek” diye varsayardım ve çok üzgünüm ki bu duyguyla yıllarca yaşadım. Çünkü benim dünyamda netlik = güven demekti. Ne yapacağımı, ne zaman yapacağımı, nasıl yapacağımı bilmezsem, kendimi güçsüz hissederdim. Hayat insana öğretir ya hani bana da kontrolü bırakmanın o kadar da kötü bir şey olmadığını zorla da olsa öğr
Ayça Karaman
5 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #110: Bu Kadar Endişe Yorucu Değil Mi? Hadi Gel Kalbini Hafifletelim!
Yıllarca çok stratejik yaşadım. Hayatta pek çok şey kazandım ama bir o kadar da kayıp verdim. Uzun bir süre dünyaya şöyle bakıyordum: Kendimi korumak için her şeyi kontrol etmeliydim. İşin tuhaf yanı, çoğu zaman bunu başardım. Her şeyi planlayarak, ön görerek, ipleri elimde sımsıkı tutarak… Fakat bütün o çaba, beni huzurlu bir yere değil, hiç mutlu hissetmediğim bir yaşam bahçesine hapsetti. Bir noktada o kadar yoruldum ki hayatı sanki kısa bir süreliğine durdurmuşum gibi
Ayça Karaman
5 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #109: Küçük Bir Farkındalık, Koca Bir Yılı Değiştirir! Hazır Mısın?
2026’ya tam 45 gün kaldı. Bu tür zamanlarda içim hafifçe dönüşüm rüzgarlarıyla kıpırdamaya başlar. Ben dönüşüm zamanlarını son dakikaya bırakmayı sevmiyorum. Vaktim varken, huzurla, sakinlikle bir şeylerin ucundan tutmaya, yavaş yavaş planlarımı yapıp demlenmeye bırakmayı seviyorum. Bu yüzden sizleri de son dakikaya kalmadan hayatınızın yeni bir sayfasına hazırlık yapmaya davet etmek istiyorum. Yılın son günlerinde zihinde beliren sorular çoğalır ya hani…“Bu yıl neden böyl
Ayça Karaman
4 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #108: Aşırı Düşünmenin Sinsi Bedeli ve Özgürleşmenin Yolları
Benim en çok imrendiğim insanlar, bir şeylere öyle fazla kafa yormadan işleri rast giden insanlardır. Çünkü ben öyle biri değilim. Her detayı kontrol etmeyi severim. Bir işi başkasına devretmem gerekse içim rahat etmez. Sanki her şeyi kendi başıma halletmem gerekiyormuş gibi hissederim. Ancak geçenlerde, rasyonel zihnimin sınırlarını o kadar zorladım ki sonunda tüm mental kaynaklarım tükendi. Bu deneyimle anladım ki ben hayatı uzun zamandır gerçekten hissederek değil, analiz
Ayça Karaman
4 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #107: Artık Dağılmak Yok: Zihinsel Netlik İçin 3 Etkili Planlama Adımı 🫵
Plan yapmayı seven herkesin bir noktada kaderi dağılmaktır ve bunun kaçarı pek yoktur. Ben de bunun bir istisnası değilim. Plan yapmayı seven insanların kaderi budur çünkü tüm planlar biraz da bozulmak için vardır. Yani sık sık plan yapıp uyamadığınız için üzgün hissediyorsanız, hemen şimdi kendinizi suçlamayı bırakın. Aslında o planların bozulma ve bir şeylerin dağılma anı, bir başarısızlık değil. Aksine zihnimizin kendini yeniden hizalama biçimidir. Bir plan bozulduğunda
Ayça Karaman
5 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #106: Yavaşlamak Bir Stratejidir: Her Şey Bir Koşturmaca Olmak Zorunda Değil 🙌
Her ilgi alanını mesleğe, her hobiyi profesyonel bir seviyeye çıkarmanız gerekiyormuş gibi bir hisse kapılıyor musunuz? İlk ben itiraf edeyim. Evet, zaman zaman başlangıç seviyesinden öteye gidemeyen hobilerim için suçluluk duygusuna kapılıyorum. Her şeyi aynı anda dört dörtlük yapmak istiyorum ve yapamadığımda da birazcık bozuluyorum. Sonra birden durup kendime şunu anımsatıyorum: Her şey bir koşuşturmaca olmak zorunda değil. Yavaşlamaya, zevk aldığım şeyleri kendi hızım
Ayça Karaman
4 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #105: Kendimi Topluyorum, Dünyayı Değil 🌿
Yıllarca her şeyi bir düzene koyarak hayatın bilinmezliğini azaltabileceğimi sanmış bir insanım. Bunun bir yanılsama olduğunu keşfetmem ise uzun bir zaman aldı. Zira planlamada, zaman yönetiminde ve problem çözümünde ortalamanın biraz üzerinde olan herkes bilir ki bir kriz anında her şeyi kontrol altına aldığını düşünmek insana kendini iyi hissettirir. Özellikle de ailenin akademik başarısı yüksek veya biraz fazla becerikli çocuklarının kaderidir bu: her şeyi organize eden,
Ayça Karaman
4 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #104: Her Şey Kontrolden Çıktı. Şimdi Ne Yapacağım?
Geçtiğimiz ay her şey kontrolden çıktı! Öyle ki birkaç hafta boyunca bültene bile ara vermek durumunda kaldım. Ailevi meseleler, sağlık problemleri, işle ilgili aksilikler derken bir de üstüne kocaman bir taşınma ihtimalinin aynı anda belirmesiyle, tüm sistemlerim çöktü ve hayati olmayan hiçbir şeye vakit ayıramadım. Hayat böyle bir şey işte. Tam her şeyi yoluna koydum dediğimizde, karşımıza bizi aslında belki de nihayetinde daha iyi limanlara götürecek olan bir sürü mesele
Ayça Karaman
6 dakikada okunur
Gelişim Bülteni #103: Okuma Alışkanlığı Nasıl Geliştirilir? 📚
İyi bir planlama yapmadığım zamanlarda ilk ihmal ettiğim şey kitap okumak oluyor. Ya “Kafam dolu, odaklanamıyorum zaten!” diye bahane üretiyorum ya da “Zamanım yok” diyerek ekranı amaçsızca kaydırdığım bir döngüye giriyorum. Ta ki ne yaptığımın farkına varıp kendimi bu döngüden çıkaracak küçük bir adım atana kadar 🥲 Bugün bu sayıda, okuma alışkanlığının neden çok değerli olduğunu keşfedeceğiz. Düzenli okumanın bilimsel faydalarına, neden çoğu okuma girişiminin yarım kaldığ
Ayça Karaman
5 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #102: Düşünmeyi Bırak ve Yola Çık! 🚀
Aynı döngüye sıkışıp kalmak çaresiz hissettiriyor, değil mi? Kafada planlar, ajandada listeler, bir sürü hayaller var ama hâlâ harekete geçmek için bir işaret mi bekliyorsun? Size bir haberim var: "Değişmez", "Zaten olmaz", "Doğru zamanı değil" diyen o ses yalan söylüyor. Hayatı değiştiren şey uzun uzun düşünmek değil, atılan o ilk adım. Bir cümle, bir mail, bir başvuru, bir karar… Harekete geçtikten sonra başlıyor dönüşüm. Yıl bittiğinde 2025'i hangi ‘vav’ anıyla hatırla
Ayça Karaman
4 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #101: Tam Yapamayacaksan Hiç Başlama… Ya İşin Sırrı Zaten Yarım Yamalak Başlamaksa? 🤯🌱
Eylül’ün ilk haftasına büyük umutlarla girdin ama istediğin gibi gitmedi mi?Kafanda planlar vardı, yapılacak listelerin hazırdı ama bir türlü harekete geçemedin belki. Ve şimdi ikinci hafta gelirken moralin bozuk, “demek ki yine olmadı” diye düşünüyor olabilirsin. Hemen şimdi dur ve bu yıkıcı düşünceyi kovala! “Tam yapamayacaksan hiç başlama…” cümlesi, mükemmeliyetçiliğin kulağımıza fısıldadığı en büyük yalan. Ya işin sırrı zaten yarım yamalak başlamaksa? Aslında ilerleme de
Ayça Karaman
3 dakikada okunur
bottom of page