Gelişim Bülteni #116: Her Yıl Aynı Döngüden Sıkılmadın Mı?
- Ayça Karaman

- 30 Mar
- 2 dakikada okunur
Sevgili yol arkadaşım,
Mutlu yıllar dilerim! 🎉
Yeni yılın getirdiği o taze heyecanı saklayabilenlerden misin yoksa yıllar geçtikçe yeni başlangıçlara dair hevesin biraz daha silikleşiyor mu?
Her defasına bu yıl farklı olacak deyip
bir süre sonra yine aynı yorgunluğa dönmek...

Bu yalnızca kişisel bir başarısızlık hikâyesi değil, mesele daha derin.
2019 yılında yayınlanan bir makaleye göre, insanların büyük bir kısmı yeni yıl hedeflerinden ilk 6–8 hafta içinde, yani henüz Mart ayına dahi gelmeden vazgeçiyor.
Bu durum genelde irade eksikliği veya yanlış hedefler belirlemekle ilişkilendirilirse de çoğu zaman mesele yön duygusunun kaybıdır.
Tam da bu noktada edebiyattan bildiğimiz çok tanıdık bir hâl devreye girer: Oblomovlaşmak.

Oblomov, günlerini çoğunlukla yatağında geçiren, karar vermekte zorlanan, erteleyen ve hayatla arasına mesafe koymuş bir karakterdir.
“Oblomovlaşmak” kavramı da buradan gelir.
Yüzeyde üşengeçlik gibi görünür ama aslında karar alamama ve hayatın merkezini kuramama hâlini anlatır.
Oblomov’un yapacak şeyleri, niyeti, hatta zaman zaman hevesi bile vardır. Ancak hayatının yönü eksiktir.
Hayatını nereye koyacağını bilemez. Bu yüzden başlamak yerine bekler, bekledikçe ağırlaşır.
Sorunu tembellik gibi görünse de değildir; hayatında hiçbir isteğin merkez olamamasıdır.
Modern insanın sorunu da temelde Oblomov'dan farklı değildir.

Bilişsel Aşırı Yüklenme

Bugün yaşadığımız birçok durma, bekleme ve erteleme hâlinin arkasında bilişsel aşırı yüklenme var.
Bilişsel aşırı yüklenme, zihnin çalışma belleğinin kapasitesini aşan düzeyde bilgi ve görevle karşı karşıya kalması durumuna denir.
Seçenekler arttıkça, yön kaybolur.
Neyin önemli olduğu netleşmeyince, hareket ağırlaşır.
Ortaya çıkan şey, askıda kalmış bir hayat hissidir.
Bu hâl uzadıkça, insan hayatının direksiyonunu fark etmeden kaybeder.
Eğer son zamanlarda kendini dağınık, kararsız ya da askıda hissediyorsan, bu kişisel bir başarısızlık veya yetersizlik sinyali değil.
Aynı dönemde, benzer koşullarda yaşayan pek çok insan aynı hâli deneyimliyor. Bu, yönün bulanıklaştığı bir çağın ortak hâli.
Merkez Testi
Bu hafta boyunca seni küçük bir zihinsel deneye davet ediyorum.
Önümüzdeki günlerde senden tek bir şey isteyeceğim. Her gün, günün sonunda kendine şu soruyu sorman:
“Bugün yaptıklarım, beni olmak istediğim hayata biraz olsun yaklaştırdı mı?”
Cevabı düzeltmeye çalışma.Sadece içinden gelen ilk cevabı fark et ve bir yere not al.
Amacımız karar almak değil. Sadece şunu görebilmek:
Gün içinde yaptıklarının ne kadarı gerçekten sana ait,ne kadarı otomatik akıyor,ne kadarı ise seni hayallerine artık taşımıyor.
Çünkü şunu unutmamak gerekiyor.
Yorgunluk bir yetersizlik değil.Yönünü kaybetmiş bir hayatın belirtisi.
Eğer bu hafta bu soruyla yaşamaya hazırsan, zaten bu yolculuğun içindesin.
Önümüzdeki hafta, sezonun 2. bölümünde neden bu kadar meşgulken hâlâ kontrol bizde gibi hissetmediğimizi konuşacağız.

Küçük Bir Rica
Hazırsan, senden bir ricam var.
Eğer çevrende, “çok şey yapıyor ama bir türlü emin hissedemiyor” dediğin, “hayatını yanlış yerden yaşıyor olabilir” diye düşündüğün biri varsa,bu sezonu ona da haber vermeni isterim.
Bu yolculuğa eşlik ettiğin için teşekkürler.
Önümüzdeki hafta görüşmek üzere.
Sevgiler,Ayça
Duyurular
Yeni yılda dönüşüm kiti seni bekliyor.
Online Gelişim Grubu yılın son kayıtları!
Bu içerikte komisyonlu link bulunabilir. #işbirliği #ortaklık #reklam


