top of page


Gelişim Bülteni #128: Sezon 1 Kapandı!
Sevgili yol arkadaşım, "Bu yıl farklı olacak" diyerek Ocak'ta bir yola çıktık. 12 hafta geçti. Koskoca tam 12 hafta! Birçok insanı hayatı için iyi bir şeyler yapmayı çoktan bıraktı. Sen hâlâ buradasın ve bu bir tesadüf değil. Sezon 1'de neler konuştuk? Hadi birlikte hatırlayalım. Ben hayata küçük oyunlar katmayı severim. Eğer sen de seversen, şimdi dur. İçinden 1 ile 12 arasında 4 tane sayı tut. Tuttun mu? İşte bu sayılar mutlaka yeniden okuman gereken bültenler. Tama
Ayça Karaman
2 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #127: Hazır Hissetmeyi Kaç Yıldır Bekliyorsun?
Sevgili yol arkadaşım, 11 haftadır birlikte bir şeyler fark ettik. Yönünü kaybetmenin başarısızlık olmadığını gördük. Kontrol illüzyonunun nasıl çalıştığını anladık. Zamanın nereye aktığını, isteklerin nereden geldiğini, kimliğin nasıl şekillendiğini konuştuk. Ve şimdi içinde muhtemelen şu ses var: "Tamam. Anladım. Ama hâlâ başlayamıyorum." Defalarca sıkılmadan izlediğim Pixar'ın Soul filminde müzik öğretmeni olarak geçimini sağlayan Joe Gardner, tüm hayatı boyunca tek bir
Ayça Karaman
2 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #126: Kendini Suçlamak Mı, Sorumluluk Almak Mı?
Sevgili yol arkadaşım, Overthinkistan'a (aşırı düşünme hali) giriş vizesi zihin pasaportuna genellikle fark etmeden vurulur. Bir hata yaparsın. Zihin o anı alır, döndürür, çevirir, tekrar döndürür. "Neden böyle yaptım?" sorusu saatlerce, bazen günlerce devam eder. Dışarıdan bakana sorumlu ve öz eleştirel görünürsün. İçeriden ise sadece tükenmiş hissedersin. Peki bu döngü seni gerçekten değiştiriyor mu, yoksa sadece cezalandırıyor mu? Viktor Frankl, İnsanın Anlam Arayışı
Ayça Karaman
2 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #125: Değerinden Emin Olsan, Neyi Farklı Yapardın?
Sevgili yol arkadaşım, Kendi değerini gerçekten biliyor musun?İnsan hayatındaki birçok kararı aslında kendine biçtiği değere göre veriyor. Neye razı olduğumuz, hangi fırsatları ciddiye aldığımızya da hangilerini kendimize yakıştıramadığımız… Bunların hepsi çoğu zaman derinlerden bir soruya dayanıyor: “Ben buna gerçekten değer miyim?” Geçtiğimiz haftalarda Akoa Film Gecesi sayesinde muhteşem bir yapım olan Gizli Sayılar filmini izleme şansını yakaladım. Gerçek bir hikây
Ayça Karaman
2 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #124: Neyi Seçsen Olmuyorsa, Bu Senin İçin
Sevgili yol arkadaşım, İki seçenek arasında sıklıkla kalır mısın? Ben geçtiğimiz yıllarda çok kalırdım. Ta ki ikili seçeneklerin gerçek olmadığını keşfedene kadar. Hani çocuklara kırmızı tişörtünü mü giymek istersin yoksa maviyi mi diye seçenek verirler ama o seçenekler zaten baştan bellidir ya. Hayatta da çoğu zaman önümüze sunulan seçenekler filtrelenmiş, çerçevelenmiş, düzenlenmiştir. Matrix'i hiç izlemediyseniz bile Neo'ya sunulan iki seçeneği bilirsiniz. Kırmızı ha
Ayça Karaman
2 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #123: Başkalarının Arzularıyla Yaşıyor Olabilir Misin?
Sevgili yol arkadaşım, Geçtiğimiz yaz soluksuz okuduğum romanlardan biri R. F. Kuang’ın Sarıyüz’ü oldu. Başarılı, parlak ve tanınmış Athena ile onun gölgesinde kalmış bir yazar olan June’un sözde dostluklarını kutladıkları bir gece, Athena’nın talihsiz ölümüyle başlayan karmaşık bir hikâye. Kitap boyunca June’un iç dünyasındaki fırtınalara, Athena’nın kitap taslağıyla elde ettiği ün ve başarı karşısında yaşadıklarına şahitlik ediyoruz. Athena’nın ışığına, konumuna ve görd
Ayça Karaman
3 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #122: Sıkıldığın Şey Monotonluk Değil, Kimliğin
Sevgili yol arkadaşım, Bu yıl kendime küçük bir hedef koydum: Hayatı yeniden sevdiren filmler izlemek. Geçen haftalarda listemde uzun zamandır bekleyen Perfect Days vardı. Sabah 9 akşam 5 çalışan biri için rutin kaçınılmaz. Aynı saatler. Aynı masa. Aynı yollar. ...fakat belki de mesele bir şeylerin tekrar etmesi değil, o tekrarın bilinçli olup olmamasıdır. Çünkü tekrar eden davranış bilinçliyse, ortaya çıkan şey monotonluk değil, kimliktir. Sabah 9 akşam 5 çalışan biri
Ayça Karaman
3 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #121: Mükemmel Plan Değil, Gerçek Adım
Sevgili yol arkadaşım, Son zamanlarda kendimi tuhaf bir döngünün içinde yakaladım. Daha iyi olsun diye düşündüğüm her şey, beni sonsuz atalete itmeye başladı. Daha iyi olsun diye düşünüyorum.Daha stratejik olayım diye düşünüyorum.Hata yapmayayım diye düşünüyorum. Sonra biraz daha düşünüyorum.Bir tur daha.Bir tur daha. Düşünmek harekete geçmekten daha kolay. Eğer çok düşünen, mükemmeliyetçi eğilimleri olan, rasyonel biriysen, sen de zaman zaman fazla düşünmenin ilerlem
Ayça Karaman
2 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #120: Alışkanlıkların Potansiyelini Sınırlıyor Mu?
Sevgili yol arkadaşım, Birkaç ay önce Paterson adlı filmi izledim ve tam bir hayal kırıklığına uğradım! Paterson genelde şöyle anlatılır: “Sıradan hayatın güzelliği.”“Basitliğin şiiri.”“Minimalist huzur.” Evet, bir yönüyle doğru ama bana göre filmin konuşulmayan hikâyesi şu: Otomatik pilota geçmiş bir adamın hayatın içinde sessizce kayboluşu. Paterson: • Aynı saatte kalkar • Aynı otobüsü sürer • Aynı yolda yürür • Aynı bara gider • Aynı hayata uyanır Öte yandan derin
Ayça Karaman
3 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #119: Ya Başka Bir Hayat Daha İyiyse?
Sevgili yol arkadaşım, Geçen hafta sana birçok ihtimalin arasında nasıl donup kaldığımı bir şey itiraf etmiştim. Bu hafta bunun devamını konuşalım: Bu kadar seçenek arasında doğru olanı nasıl seçeceğim? Bence asıl soru şu: Ben doğruyu mu arıyorum, iç huzuru mu? Çoğu zaman “doğru seçim” arıyor gibi görünüyoruz ama aslında içten içe şunu istiyoruz: yanlış yapmayayım üzülmeyeyim pişman olmayayım zaman kaybetmeyeyim kendime kızmayayım Yani seçim değil, kendimizi korum
Ayça Karaman
2 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #118: Ya En İyisini Seçmek O Kadar Da İyi Bir Strateji Değilse?
Sevgili yol arkadaşım, Geçen akşam bir şeyler izlemek için bir dijital platforma girdim. Niyetim biraz kafa dağıtmaktı. Birini açtım, 10 dakika geçti: “hmm.” Kapattım. Başkasına baktım: “bilemedim.” Fragman… puan… yorum… tür… süre… “bunu şimdi izlemeyeyim.” derken bir baktım, 45 dakika geçmiş ve ben hâlâ hiçbir şey seçememişim. Sonunda da ne oldu biliyor musun? Hiçbir şey izleyemeden kapattım. Kafam dağılmadı. Üstüne bir de “Ben niye böyleyim?” hissi eklendi. Keyif iç
Ayça Karaman
2 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #117: Her Şey Kontrolün Altında Mı?
Sevgili yol arkadaşım, Modern dünya bize iki keskin seçenek sunar: Tüken ya da bırak. Üretmek, gelişmek ve kendi yolumuzu çizmek istediğimizde aynı sesleri duyarız: “Hadi, daha çok yap, daha hızlı ol, daha fazla koş.” Yorulduğumuzda ise aynı sesler bir yerlerde yanlış yaptığımızı hissettirir: “Sen de kendine çok yükleniyorsun, fazla düşünme, hadi biraz sal.” İkisi de modern hayatın yaralarına merhem olmaz. Üçüncü bir yol yok mudur sahiden de? 4 yıl önce bu sorgulamala
Ayça Karaman
3 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #116: Her Yıl Aynı Döngüden Sıkılmadın Mı?
Sevgili yol arkadaşım, Mutlu yıllar dilerim! 🎉 Yeni yılın getirdiği o taze heyecanı saklayabilenlerden misin yoksa yıllar geçtikçe yeni başlangıçlara dair hevesin biraz daha silikleşiyor mu? Her defasına bu yıl farklı olacak deyip bir süre sonra yine aynı yorgunluğa dönmek... Bu yalnızca kişisel bir başarısızlık hikâyesi değil, mesele daha derin. 2019 yılında yayınlanan bir makaleye göre, insanların büyük bir kısmı yeni yıl hedeflerinden ilk 6–8 hafta içinde, yani
Ayça Karaman
2 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #115: İstediğin Hayat Bu Mu?
Sevgili yol arkadaşım, Yeni bir yıla girerken çoğumuz aynı hissin içindeyiz: Hayatımda bir şeylerin değişmesi gerekiyor ama neyin? Daha fazla hedef mi?Daha iyi planlar mı?Daha çok çaba mı? Çoğu zaman daha fazlasını istiyoruz ama bazen durup bakmak, en çok ihtiyacımız olan şey oluyor. Bu hisle izlediğim bir film beni bu yıl özellikle durdurdu: Walter Mitty’nin Gizli Yaşamı. Walter Mitty, hayatının büyük kısmını hayal kurarak geçiren, sessiz, risksiz ve rutin bir yaşam
Ayça Karaman
2 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #114: Hayatı Yanlış Yerden Yaşıyor Olabilir Misin?
Sevgili yol arkadaşım, “İnsanın en büyük trajedisi, kendisi olmaya cesaret edememesidir,” der Søren Kierkegaard. Bu cümleye her rastladığımda durup düşünüyorum: Peki insan kendisi olmanın nasıl bir şey olduğunu nasıl keşfeder? Ben bu soruyla ilk kez ortaokul yıllarında karşılaştım. Abraham Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisini ve “kendini gerçekleştirme” kavramını okuduğumda, yaşım bunun ne anlama geldiğini tam kavrayacak kadar büyük değildi ama bir şey olmuştu. “Kendini
Ayça Karaman
3 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #113: Hikâyenin Kontrolü Kimde?
Sevgili yol arkadaşım, Hayat koşullarının hiç değişmeyeceği bir hikâyeye hapsolmuş bir karakter olsaydın, ne yapardın? Sahne aynı. Engeller aynı. Final belirsiz. Bu soru bir süredir zihnimde dolaşıyor çünkü insan sonucu kontrol edemese bile oyunda kalmayı seçebiliyor. Hikâyeleri değerli kılan da tam olarak bu değil mi zaten? Kahramanın kazanması değil, yol boyunca hikâyesinden vazgeçmemesi. Ama dürüst olalım. Hepimizin içinde çok daha ilkel bir ses var.Sessiz, zay
Ayça Karaman
3 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #112: Neden Bazıları Doğuştan Şanslı?
Sevgili yol arkadaşım, Neden bazıları doğuştan şanslı, bizse hayata koşarak yetişmeye çalışıyoruz? Birkaç yıl öncesine kadar şansın hep rastgele insanları seçtiğini sandığım için benim elimde olanın sadece çok çalışıp çabalamak olduğuna inanırdım. Varlıklı bir ailede doğmamıştım, bir telefonla kapıları açacak tanıdıklarımız yoktu ve eğer aramazsam kimse hakkım olanı bile vermek istemiyordu. Uzun yıllar boyunca başkalarının hayatlarına baktığımda kendimi hep hayata 3
Ayça Karaman
3 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #111: Belirsizlik Kaygısı & Netlik Arayışı
Belirsizlik beni hep çok korkuttu. Planın dışına çıkan her şey çok uzun yıllar içimde hemen bir sıkışma yaratırdı. Bir adım ötesini göremediğimde “Bir şey ters gidecek” diye varsayardım ve çok üzgünüm ki bu duyguyla yıllarca yaşadım. Çünkü benim dünyamda netlik = güven demekti. Ne yapacağımı, ne zaman yapacağımı, nasıl yapacağımı bilmezsem, kendimi güçsüz hissederdim. Hayat insana öğretir ya hani bana da kontrolü bırakmanın o kadar da kötü bir şey olmadığını zorla da olsa öğr
Ayça Karaman
5 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #110: Bu Kadar Endişe Yorucu Değil Mi? Hadi Gel Kalbini Hafifletelim!
Yıllarca çok stratejik yaşadım. Hayatta pek çok şey kazandım ama bir o kadar da kayıp verdim. Uzun bir süre dünyaya şöyle bakıyordum: Kendimi korumak için her şeyi kontrol etmeliydim. İşin tuhaf yanı, çoğu zaman bunu başardım. Her şeyi planlayarak, ön görerek, ipleri elimde sımsıkı tutarak… Fakat bütün o çaba, beni huzurlu bir yere değil, hiç mutlu hissetmediğim bir yaşam bahçesine hapsetti. Bir noktada o kadar yoruldum ki hayatı sanki kısa bir süreliğine durdurmuşum gibi
Ayça Karaman
5 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #109: Küçük Bir Farkındalık, Koca Bir Yılı Değiştirir! Hazır Mısın?
2026’ya tam 45 gün kaldı. Bu tür zamanlarda içim hafifçe dönüşüm rüzgarlarıyla kıpırdamaya başlar. Ben dönüşüm zamanlarını son dakikaya bırakmayı sevmiyorum. Vaktim varken, huzurla, sakinlikle bir şeylerin ucundan tutmaya, yavaş yavaş planlarımı yapıp demlenmeye bırakmayı seviyorum. Bu yüzden sizleri de son dakikaya kalmadan hayatınızın yeni bir sayfasına hazırlık yapmaya davet etmek istiyorum. Yılın son günlerinde zihinde beliren sorular çoğalır ya hani…“Bu yıl neden böyl
Ayça Karaman
4 dakikada okunur
bottom of page