Gelişim Bülteni #121: Mükemmel Plan Değil, Gerçek Adım
- Ayça Karaman

- 30 Mar
- 2 dakikada okunur
Sevgili yol arkadaşım,
Son zamanlarda kendimi tuhaf bir döngünün içinde yakaladım. Daha iyi olsun diye düşündüğüm her şey, beni sonsuz atalete itmeye başladı.
Daha iyi olsun diye düşünüyorum.Daha stratejik olayım diye düşünüyorum.Hata yapmayayım diye düşünüyorum.
Sonra biraz daha düşünüyorum.Bir tur daha.Bir tur daha.
Düşünmek harekete geçmekten daha kolay.
Eğer çok düşünen, mükemmeliyetçi eğilimleri olan, rasyonel biriysen, sen de zaman zaman fazla düşünmenin ilerlemenin önüne geçtiğini fark etmişsindir.
Bugün birlikte bu döngüden çıkış yollarını konuşacağız.
Açığa Vurulmuş Tercihler
1938 yılında Açığa Vurulmuş Tercihler Kuramı, Paul Anthony Samuelson ortaya atıldı. Daha önceden bu konuyla ilgili 114. sayıda neler konuştuğumuzu buradan okuyabilirsin.
“İnsanlar gerçekten ne istediklerini nereden biliyoruz?”
O döneme kadar herkes şuna inanıyordu: İnsanlar, kendilerine en çok fayda sağlayacak şeyi seçer.

...ama ortada bir problem vardı: “Fayda” ölçülemiyordu.
O zaman Samuelson dedi ki: “İnsanların ne yaaptıklarına bakalım.”
Açığa vurulmuş tercihler şunu savunur:
İnsanların gerçek tercihleri, söylediklerinde değil, davranışlarında saklıdır.

Her Seçim, Bir Vazgeçiş
Bir şeyi seçiyorsak, diğerlerinden vazgeçiyoruz demektir.
Aynı bütçe, aynı zaman varken bir şeyi tekrar tekrar seçiyorsak,o gerçek önceliğimizdir.
Bir kişi süzüm alıyorsa, demek ki o anda üzümü, alabileceği diğer her şeyden daha çok istiyordur.
Hayatta da farkı yok.
Akşam telefona gidiyorsan → Önceliğin dinlenmek değil, kaçmak olabilir.Sürekli başkalarına yetişiyorsan → Önceliğin hedeflerin değil, onay olabilir.Kendi projeni erteliyorsan → Önceliğin başarı değil, güvende kalmak olabilir.
İşte ben de bir şeyleri “daha iyi yapmak” için durmadan düşünmenin,
bende yarattığı konfor alanını ben de bu hafta birden böyle keşfettim.
Aşırı Düşünme Saati
Ben çözüm bulmayı seven bir insanım. Bu meseleye de çözümüm şu oldu:
Gün içinde kendime aşırı düşünmek için bilinçli bir zaman ayırmakve süre bittiğinde gerçekten bırakmak.
Maksimum 30 dakika. (Instagram’dan bunu uygularken şahit olanlara not: Evet, işe yaradı 🥳)
Bu sürede:
– Düşünebilirim.– Optimize edebilirim.– “Daha iyi nasıl olur?” diye kurcalayabilirim.
…ama süre bitince, bitti.
Çoğu iş zaten yeterince iyi oluyor. Onu “daha da, daha da, daha da” mükemmel yapmak için kendimizi sabote etmeye gerek yok.
Hayatta ilerlemek için kusursuz olmaya değil, hareket etmeye ihtiyacımız var.

Fark Et, Güçlen, Hayatını Kur
İkinci kitabım Fark Et, Güçlen, Hayatını Kur’da da anlattığım gibi mesele hayata bir deney gibi bakabilmek.
Dene.
Fark Et.Gözlemle.Uyarla.Gözden Geçir.
Gerekirse Tekrar Başla.
Hayat, düşünerek değil, deneyimleyerek öğreniliyor.
Eğer sürekli kafanın içinde yaşadığını ve biraz fazla düşünmeye başladığını hissediyorsan, bu hafta seni küçük ama etkili bir yolculuğa davet ediyorum.
Kafanda döndürdüğün bir şey varsa, ona sadece 30 dakika ver. Sonra defteri kapat, düşünmeyi bırak ve bir adım at.
Gerisi yolda geliyor 🤍
Ve küçük bir ipucu vereyim…
Gelecek hafta, “vaktim yok” dediğimiz şeylerin aslında nerede kaybolduğunu konuşacağız..
Haftaya bir sonraki bölümde görüşmek üzere,
Ayça
Duyurular
Yeni yılda dönüşüm kiti seni bekliyor.
Online Gelişim Grubu yılın son kayıtları!
Bu içerikte komisyonlu link bulunabilir. #işbirliği #ortaklık #reklam


