top of page


Gelişim Bülteni #140: Kaosun Panzehiri Canlılıktır
Sevgili yol arkadaşım, Kaos içindeyken içgüdüsel olarak aradığımız şey sakinlik. Gürültü azalsın, liste küçülsün, zihin dursun. Sanki hayat yeterince sessizleşirse ve uyaranlar durursa, her şey yerine oturacak gibi hissediyoruz. ...ama oturmuyor. Çünkü aradığımız şey sakinlik değil. Aradığımız şey canlılık, yani hayatı yaşıyorum hissi. Siddhartha Nehrin Yanına Oturduğunda... Hermann Hesse'nin Siddhartha'sında bir sahne var. Siddhartha yıllarca öğretmenlerden öğretmenlere, z
Ayça Karaman
2 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #139: Henüz Hazır Değil Misin?
Sevgili yol arkadaşım, Walter Mitty'nin Gizli Yaşamı'nı izlemiş miydin? (En sevdiğim filmlerden biridir ve şiddetle öneririm.) Walter, hayatının büyük kısmını zihninde yaşıyor. Gerçek Walter ofiste, kimsenin fark etmediği bir adam ama kafasının içinde bambaşka bir Walter var. Cesur, maceracı, "asıl hayatı" yaşayan biri... Film boyunca bu ikisi arasındaki mesafe büyüyor. Walter bekleme odasından çıkamıyor. Bunu okurken içinden "bu kadar da değil" diyor olabilirsin ama bir sa
Ayça Karaman
2 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #138: Daha Fazla Disiplin İşe Yaramaz
Sevgili yol arkadaşım, "Daha disiplinli biri olsam her şey çözülür." "Daha erken kalksam her şey mükemmel olur." "Daha çok çalışsam başarılı olurum." diye düşündüğün oluyor mu hiç? Ben ne zaman çabamın sonucunu çabucak göremesem bu derin kuyuya düşüyorum. Düşmesi kolay, çıkması zor bir kuyu bu. Zira dahaların bir sonu yok. Oysa ihtiyacım(ız) olan şey daha çok yapmak değil, enerjimi daha akıllıca yönetmek. Bunu sık sık unutuyorum(z). Beynin Sınırlı Bir Bütçesi Var Psikol
Ayça Karaman
2 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #137: Sorumluluk Sahibi Biri Olmanın Gizli Bedeli
Sevgili yol arkadaşım, Dünya hiç bu kadar yorucu olmamıştı. Sabah haberlere bir bakıyoruz bir kriz bitmeden diğeri başlamış. Ekonomi, siyaset, iklim, savaşlar... Sosyal medyada akan her şey bir şekilde bizi şu hissin ucundan yakalıyor: "Bir şeyler yapmalıyım." Günlük hayatımız da kaostan nasibini almış durumda. İş, ilişkiler, para, birikmiş kararlar, ertelenen konuşmalar... Yine aynı his: "Bir şeyler yapmalıyım." Bizim gibi sorumluluk sahibi insanlar bu tür yükleri ta
Ayça Karaman
2 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #136: Öncelik Bir İnanç Meselesi
Sevgili yol arkadaşım, Spora, okumaya, biraz soluklanmaya, hatta kendinle baş başa kalmaya ne sıklıkla zaman ayırabiliyorsun? Belki de tam kendine zaman ayırmaya biraz başladığında işler sarpa sarıyor ve keşke biraz daha zamanım olsaydı diye üzülüyorsun. Gerçekçi olmak gerekirse hayatta hep bir sorumluluk var. Hep biri bekliyor. Hep bir acil durum. Meselenin zamandan çok öncelik meselesi olduğunu sende içten içe biliyorsun. İş yerinde patron acil bir şey istediğinde z
Ayça Karaman
2 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #135: Kimi Görürsen, Ona Dönüşürsün!
Sevgili yol arkadaşım, Hayatında en çok zaman geçirdiğin beş kişiyi düşün. Onların hayatına bakıyorsun. Onların konuşmalarını duyuyorsun. Onların kararlarını izliyorsun. Bu insanlar seni yukarı mı çekiyor, yoksa aşağıya mı? Herkes Birbirine Benzerken Birbirinden Uzaklaştı Sosyal medyanın etkisi ile çok garip bir şey oluyor. Fark ettin mi? Herkes aynı içerikleri izliyor. Aynı trendleri takip ediyor. Aynı hedefleri konuşuyor. Aynı estetikleri benimsiyor. Artık herkes bi
Ayça Karaman
2 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #134: Alkışlandığında Büyüyor, Eleştirildiğinde Küçülüyor Musun?
Sevgili yol arkadaşım, Geçen bölümde ikinci kitabım çıktıktan sonra yaşadığım ikilemleri anlatmıştım. Bu benim için kendimi yeniden yapılandırdığım bir dönem oldu. Bir şeyleri iyi yapıyorsan bilirsin, herkes senden bir şey ister. Bazen yeteneğin, çaban, mücadelelerin görmezden gelinir ama talep hep oradadır. Şunu söyle. Bunu üret. Buraya destek ol. Yardım et. Yap. İyisin, devam et. Buraya kadar geldin, şimdi vazgeçme. Daha çok üret, başar, çaballa. Ben de o dönem gelen he
Ayça Karaman
2 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #133: Belirsizlik Dağları Yalnız Aşılmaz
Sevgili yol arkadaşım, İlk kitabım çıktıktan sonra hayatımda beklenmedik bir şey oldu. Her şey aynı anda beklemediğim bir şekilde büyüdü. Bülten, AKOA, yeni projeler, üniversite, ikinci kitap... Her şeyin belirsiz ve seçeneklerin çok olduğu ortamların kendine has bir karın ağrısı var. Bir seçim yapman gerektiğini biliyorsun ama başlayacak cesaret bir türlü gelmiyor. Ben de geçtiğimiz yıllarda belirsizliği çözmek yerine küçük deneylerle ilerlemeye devam ettim. Bülten yaz
Ayça Karaman
2 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #132: Seçmekten Kaçıyorsun Ama Kaçmak Da Bir Seçim
Sevgili yol arkadaşım, Herkesin yemeklerini övdüğü yepyeni bir restorana gittiğini hayal et. Kocaman deri kaplı menüyü açtın. Kendinden emin bir garson masaya gelip herkesi selamladı. Masadaki herkes ne yiyeceğinden emin görünüyor. Garson masanın etrafında dolaşıp herkesin siparişini aldı ve sıra sana geldi. Sen hâlâ bakıyorsun. "Bir dakika daha" dedin. Garson durdu ve biraz bekledi. Hâlâ bakıyorsun. Arkadaşlarının "hadi artık" baskısı altında sonunda bir şey söyledin a
Ayça Karaman
2 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #131: Motivasyonu Beklerken Potansiyeli Erteliyorsun!
Sevgili yol arkadaşım, Uzun süre kendime şunu söyledim:“Hazır hissedince başlayacağım.” Yazı yazmaya.Instagram'a içerik üretmeye.Birileriyle tanışmaya. Aklına gelen ne varsa, onu yapmaya. Böyle akışla daha uyumlu olabilirim gibi hissediyordum. Ne yanılgı! Hazır hissetmeyi bekledim. Bekledim....Biraz daha bekledim. Aylar geçti. O his geldi mi dersen, bazen geldi gibi oldu ama tam başlayacakken içimden başka bir ses çıktı: “Henüz değil.” Motivasyonu bekliyordum ama moti
Ayça Karaman
2 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #130: Ne İstediğimi Bilmiyorum. Ne Yapacağım?
Sevgili yol arkadaşım, Şu cümleleri hayatın boyunca kaç kere duydun? "İyi ol." "Uyumlu ol." "Sessiz ol." Bir kere? Bin kere? On bin kere? Yıllar içinde farkında olmadan ihtiyaç duymamayı, istememeyi, beklemeyi öğrenen bir nesil olduk. Şimdi "ben ne istiyorum?" diye sormak bile tuhaf, bencilce ve fazla geliyor. Hadi gel bu hafta ne istediğimizi nasıl bulacağımızı konuşalım ve hayatın pusulasını artık biraz da kendimize çevirelim. Herkesi Memnun Ederken Kendini Unutma Ş
Ayça Karaman
2 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #127: Kaç Yıldır Hazır Hissetmeyi Bekliyorsun?
Sevgili yol arkadaşım, 11 haftadır birlikte bir şeyler fark ettik. Yönünü kaybetmenin başarısızlık olmadığını gördük. Kontrol illüzyonunun nasıl çalıştığını anladık. Zamanın nereye aktığını, isteklerin nereden geldiğini, kimliğin nasıl şekillendiğini konuştuk. Ve şimdi içinde muhtemelen şu ses var: "Tamam. Anladım. Ama hâlâ başlayamıyorum." Defalarca sıkılmadan izlediğim Pixar'ın Soul filminde müzik öğretmeni olarak geçimini sağlayan Joe Gardner, tüm hayatı boyunca tek bir
Ayça Karaman
2 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #129: Otomatik Pilotta Yaşarken Hayatı Kaçırma!
Sevgili yol arkadaşım, Sezon 1'de uzun süre tek bir ana fikrin üzerinde durduk. Yorgunluğun kişisel bir kusur olmadığını, dağınıklığın bir yön kaybı olduğunu, "Hayatım düzeltilmesi gereken bir kusur değil" farkındalığının önemini uzun uzun konuştuk. Şimdi buradayız. Fark etmek başlangıçtı. Otomatik pilottan çıkmak bambaşka bir iş. Kafamın İçi Kötü Bir Yer Değil Şubat 2026'da Milano Cortina Kış Olimpiyatlarında bir muhabirin başarılı sporcu Eileen Gu'ya sorduğu soru ve cev
Ayça Karaman
2 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #126: Kendini Suçlamak Mı, Sorumluluk Almak Mı?
Sevgili yol arkadaşım, Overthinkistan'a (aşırı düşünme hali) giriş vizesi zihin pasaportuna genellikle fark etmeden vurulur. Bir hata yaparsın. Zihin o anı alır, döndürür, çevirir, tekrar döndürür. "Neden böyle yaptım?" sorusu saatlerce, bazen günlerce devam eder. Dışarıdan bakana sorumlu ve öz eleştirel görünürsün. İçeriden ise sadece tükenmiş hissedersin. Peki bu döngü seni gerçekten değiştiriyor mu, yoksa sadece cezalandırıyor mu? Viktor Frankl, İnsanın Anlam Arayışı
Ayça Karaman
2 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #125: Değerinden Emin Olsan, Neyi Farklı Yapardın?
Sevgili yol arkadaşım, Kendi değerini gerçekten biliyor musun?İnsan hayatındaki birçok kararı aslında kendine biçtiği değere göre veriyor. Neye razı olduğumuz, hangi fırsatları ciddiye aldığımızya da hangilerini kendimize yakıştıramadığımız… Bunların hepsi çoğu zaman derinlerden bir soruya dayanıyor: “Ben buna gerçekten değer miyim?” Geçtiğimiz haftalarda Akoa Film Gecesi sayesinde muhteşem bir yapım olan Gizli Sayılar filmini izleme şansını yakaladım. Gerçek bir hikây
Ayça Karaman
2 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #124: Neyi Seçsen Olmuyorsa, Bu Senin İçin
Sevgili yol arkadaşım, İki seçenek arasında sıklıkla kalır mısın? Ben geçtiğimiz yıllarda çok kalırdım. Ta ki ikili seçeneklerin gerçek olmadığını keşfedene kadar. Hani çocuklara kırmızı tişörtünü mü giymek istersin yoksa maviyi mi diye seçenek verirler ama o seçenekler zaten baştan bellidir ya. Hayatta da çoğu zaman önümüze sunulan seçenekler filtrelenmiş, çerçevelenmiş, düzenlenmiştir. Matrix'i hiç izlemediyseniz bile Neo'ya sunulan iki seçeneği bilirsiniz. Kırmızı ha
Ayça Karaman
2 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #123: Başkalarının Arzularıyla Yaşıyor Olabilir Misin?
Sevgili yol arkadaşım, Geçtiğimiz yaz soluksuz okuduğum romanlardan biri R. F. Kuang’ın Sarıyüz’ü oldu. Başarılı, parlak ve tanınmış Athena ile onun gölgesinde kalmış bir yazar olan June’un sözde dostluklarını kutladıkları bir gece, Athena’nın talihsiz ölümüyle başlayan karmaşık bir hikâye. Kitap boyunca June’un iç dünyasındaki fırtınalara, Athena’nın kitap taslağıyla elde ettiği ün ve başarı karşısında yaşadıklarına şahitlik ediyoruz. Athena’nın ışığına, konumuna ve görd
Ayça Karaman
3 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #122: Sıkıldığın Şey Monotonluk Değil, Kimliğin
Sevgili yol arkadaşım, Bu yıl kendime küçük bir hedef koydum: Hayatı yeniden sevdiren filmler izlemek. Geçen haftalarda listemde uzun zamandır bekleyen Perfect Days vardı. Sabah 9 akşam 5 çalışan biri için rutin kaçınılmaz. Aynı saatler. Aynı masa. Aynı yollar. ...fakat belki de mesele bir şeylerin tekrar etmesi değil, o tekrarın bilinçli olup olmamasıdır. Çünkü tekrar eden davranış bilinçliyse, ortaya çıkan şey monotonluk değil, kimliktir. Sabah 9 akşam 5 çalışan biri
Ayça Karaman
3 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #121: Mükemmel Plan Değil, Gerçek Adım
Sevgili yol arkadaşım, Son zamanlarda kendimi tuhaf bir döngünün içinde yakaladım. Daha iyi olsun diye düşündüğüm her şey, beni sonsuz atalete itmeye başladı. Daha iyi olsun diye düşünüyorum.Daha stratejik olayım diye düşünüyorum.Hata yapmayayım diye düşünüyorum. Sonra biraz daha düşünüyorum.Bir tur daha.Bir tur daha. Düşünmek harekete geçmekten daha kolay. Eğer çok düşünen, mükemmeliyetçi eğilimleri olan, rasyonel biriysen, sen de zaman zaman fazla düşünmenin ilerlem
Ayça Karaman
2 dakikada okunur


Gelişim Bülteni #120: Alışkanlıkların Potansiyelini Sınırlıyor Mu?
Sevgili yol arkadaşım, Birkaç ay önce Paterson adlı filmi izledim ve tam bir hayal kırıklığına uğradım! Paterson genelde şöyle anlatılır: “Sıradan hayatın güzelliği.”“Basitliğin şiiri.”“Minimalist huzur.” Evet, bir yönüyle doğru ama bana göre filmin konuşulmayan hikâyesi şu: Otomatik pilota geçmiş bir adamın hayatın içinde sessizce kayboluşu. Paterson: • Aynı saatte kalkar • Aynı otobüsü sürer • Aynı yolda yürür • Aynı bara gider • Aynı hayata uyanır Öte yandan derin
Ayça Karaman
3 dakikada okunur
bottom of page