Gelişim Bülteni #129: Otomatik Pilotta Yaşarken Hayatı Kaçırma!
- Ayça Karaman

- 30 Mar
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 14 Haz
Sevgili yol arkadaşım,
Sezon 1'de uzun süre tek bir ana fikrin üzerinde durduk.
Yorgunluğun kişisel bir kusur olmadığını, dağınıklığın bir yön kaybı olduğunu,
"Hayatım düzeltilmesi gereken bir kusur değil" farkındalığının önemini uzun uzun konuştuk.
Şimdi buradayız.
Fark etmek başlangıçtı.
Otomatik pilottan çıkmak bambaşka bir iş.
Kafamın İçi Kötü Bir Yer Değil
Şubat 2026'da Milano Cortina Kış Olimpiyatlarında bir muhabirin başarılı sporcu Eileen Gu'ya sorduğu soru ve cevabı viral oldu. Muhabir Gu'ya şunu sordu:
"Çok hızlı ve eksiksiz cevap veriyorsunuz. Bizi kafanızın içine götürebilir misiniz?"
22 yaşında, olimpiyat tarihinin en çok madalya kazanan serbest kayakçısı, Stanford'da öğrenci, dünyanın en çok kazanan kadın sporcularından biri ve bir süpermodel olan Gu bu soruya şöyle yanıt verdi:
"Kafamın içinde çok zaman geçiriyorum ve burası kötü bir yer değil. Çok günlük tutuyorum. Düşünce süreçlerimi parçalara ayırıyorum. Kendi düşünceme analitik bir lens uyguluyorum ve onu değiştiriyorum. Çünkü ne düşündüğünü kontrol edebilirsen, nasıl düşündüğünü kontrol edebilirsin ve dolayısıyla da kim olduğunu."
Metakognisyon
Gu'nun bu davranışına literatürde metakognisyon (metacognition) deniyor.
Metakognisyon düşünce hakkında düşünmek. Başka bir deyişle, kendi bilişsel süreçlerinin farkında olmak, onları izlemek ve gerektiğinde değiştirmek.

Daniel Kahneman Hızlı ve Yavaş Düşünme adlı kitabında zihnimizi iki sistemle açıklar.
Sistem 1 hızlı, otomatik, içgüdüsel çalışır. Tehlikeyi algılar, kalıpları tanır, anında tepki üretir.
Sistem 2 ise yavaş, çabayı gerektiren, bilinçli bir düşünmedir.
Metakognisyon ise tam olarak şudur: Sistem 2'yi, Sistem 1'i izlemek için kullanmak.
Yani otomatik olarak üretilen düşünceye dur deyip "bu düşünce nereden geliyor ve beni nereye götürüyor?" diye sormak.
Çoğu insan düşünür hatta çok fazla düşünür ama kendi düşüncelerine dışarıdan bir gözle bakabilen insan sayısı çok azdır. Bu fark küçük görünür ama hayatın içinde büyük izler bırakır.
Şöyle düşün:
Aynı zor bir konuşma, iki farklı insan.
Biri o anda ne hissettiğiyle hareket eder, tepkileri otomatik pilottadır.
Diğeri bir adım geri çekilir, kendine dışarıdan bakar. "Şu an neden bu kadar savunmaya geçtim?" diye kendine bir sorar ve ezbere bir tepki vermek yerine bilinçli bir seçim yapar.
Metakognisyon işte tam da budur, hayat yolculuğunda otomatik pilotu devre dışı bırakan yetişkinlere özel bir güç.

Otomatik Pilotta Sıkıştın Mı?
Kendini sürekli yorgun hissediyor ama nedenini tam olarak bilemiyor musun? Doğru kararı verdiğinden emin olmak istiyor ama bir türlü veremiyor musun?
Bir konuşmadan sonra saatler sonra hâlâ o sahnede olduğunu fark ediyor musun?
Bunların hepsi aynı yerden geliyor: otomatik pilotun açık kalması.
Çoğumuz hayatımızın büyük bölümünü otomatik pilotta geçiriyoruz. Tepkilerimiz, kararlarımız, hatta duygularımız çoğu zaman farkında olmadan, Sistem 1'in kumandasında.
Oysa hayatın kumandasını ele almak birkaç soruyla mümkün:
"Şu an neden böyle hissediyorum?"
"Bu tepki gerçekten benden mi geliyor?"
"Bu kararı bilinçli mi verdim, yoksa alışkanlık mı?"
Eğer sen de otomatik pilotta yaşamaktan çok bunaldıysan, ikinci kitabım Fark Et, Güçlen, Hayatını Kur hayatının kontrolünü eline alman için var. Eğer henüz okumadıysan, şu an tam doğru zaman.
Bu hafta otomatik pilotu fark ettim, kapatmak için ilk düğmeye bastık.
Haftaya seninle çok konuşmak istediğim çok özel bir konu daha var.
"Kendine ne kadar layık gördüğün, ne istediğini belirliyor."
Bunun nedenleri ve çözümleriyle, bir sonraki sayıda görüşmek üzere,
Hayatını ciddiye al, keyifle yaşa!
Sevgilerimle,
Ayça
Duyurular
Yeni yılda dönüşüm kiti seni bekliyor.
Online Gelişim Grubu yılın son kayıtları!
Bu içerikte komisyonlu link bulunabilir. *#işbirliği **#ortaklık #reklam*


