top of page

Gelişim Bülteni #119: Ya Başka Bir Hayat Daha İyiyse?

Sevgili yol arkadaşım,

 

Geçen hafta sana birçok ihtimalin arasında nasıl donup kaldığımı bir şey itiraf etmiştim.

 

Bu hafta bunun devamını konuşalım: Bu kadar seçenek arasında doğru olanı nasıl seçeceğim?

 

Bence asıl soru şu: Ben doğruyu mu arıyorum, iç huzuru mu?

 

Çoğu zaman “doğru seçim” arıyor gibi görünüyoruz ama aslında içten içe şunu istiyoruz:

 

  • yanlış yapmayayım

  • üzülmeyeyim

  • pişman olmayayım

  • zaman kaybetmeyeyim

  • kendime kızmayayım

 



Yani seçim değil, kendimizi korumaya çalışma biçimimiz devreye giriyor.

Bu kadar kaosun içinde tutarlı ve huzurlu bir yolu nasıl inşa edeceğini Fark Et, Güçlen, Hayatını Kur’da interaktif bir yolculuk eşliğinde anlattım. Eğer bültenler hoşuna gidiyor, içini rahatlatıyor ve seni harekete geçiriyorsa, Fark Et, Güçlen, Hayatını Kur'da aradığın o cevaplar yerini bulacak.


Hazırsan, bugün sana doğru seçimler yapmak konusunda eşlik etmek isterim.



Doğru Seçim, Seçimden Sonra Başlar

 

Doğru seçim, seçimden sonra başlar.

Bu cümle kulağa biraz romantik gelebilir ama gerçekten böyle düşünüyorum.

 

Hayatta bir seçim “doğru” olduğu için değil, biz onu doğru hâle getirdiğimiz için doğru oluyor.

 

Hayatta çoğu meselede evrensel bir “doğru seçenek” yok.Sadece seçenekler var…ve sen varsın.

 

Sen bir şeyi seçiyorsan, içine sindiriyorsan ve arkasında duracak cesareti göstermeye hazırsan, o seçim senin için doğrudur.

 

Zira bir seçim baştan iyi hissettirmez.İyi his, genelde sonradan gelir.

 

Sen o seçimi yaşadıkça, besledikçe, zorlandığın yerde kaçmak yerine çözüm aradıkça, emek koydukça o seçim senin doğruna dönüşür.

 

Yani doğru olan şey, seçeneklerin başında bulunmaz.Doğru olan, sen seçimine sadık kaldıkça inşa olur.




Endişeli Yaşam


 Ya Başka Bir Hayat Daha İyiyse?


Yıllarca “doğru olanı” ararken, aslında bir yandan da kendimi hep şu korkuyla sıkıştırdığımı fark ettim:

 

“Ya başka bir hayat daha iyiyse?”

 

Bundan birkaç yıl önce Matt Haig’in Geceyarısı Kütüphanesini okumak bu sıkışmışlığın içinde bana çok iyi gelmişti.



İlk okuduğumda şunu çok net hissetmiştim:

 

Mesele “en doğru hayatı bulmak” değil.

Mesele sonsuz ihtimalin içinde kaybolmadığın bir hayatı seçip onun içinde kendine sadık kalabilmekti.

 

Doğru olan, sonsuz seçeneklerin arasında saklanan bir cevap değil, yaşadıkça şekillenen bir gerçek.



Bu yolculukta benimle yürüdüğün için teşekkür ederim yol arkadaşım. 

Önümüzdeki hafta odağımızı bambaşka bir yere çevireceğiz:

“Varsayılan modda yaşamak.” 


Hani bazı günler kendine dönüp şu soruyu sorarsın ya “Ben nasıl buraya geldim?”

 

İşte onun cevabı, beynin otomatik pilotunda saklı. 

Ajandana hemen not al. Çünkü bu bölüm, “hayatımı ben mi seçiyorum?” sorusunu ciddi şekilde değiştirecek.


Sevgiler,

Ayça


Duyurular





Bu içerikte komisyonlu link bulunabilir. #işbirliği #ortaklık #reklam

 
 
bottom of page