top of page

Gelişim Bülteni #130: Ne İstediğimi Bilmiyorum. Ne Yapacağım?

Sevgili yol arkadaşım,

Şu cümleleri hayatın boyunca kaç kere duydun?

"İyi ol."

"Uyumlu ol."

"Sessiz ol."

 

 

Bir kere?

Bin kere?

On bin kere?

 

Yıllar içinde farkında olmadan ihtiyaç duymamayı, istememeyi, beklemeyi öğrenen bir nesil olduk.

 

Şimdi "ben ne istiyorum?" diye sormak bile tuhaf, bencilce ve fazla geliyor. Hadi gel bu hafta ne istediğimizi nasıl bulacağımızı konuşalım ve hayatın pusulasını artık biraz da kendimize çevirelim.


Herkesi Memnun Ederken Kendini Unutma


Şimdi bir düşünce deneyi yapalım.

 

Sabah kalktığında ilk aklına gelen kim oluyor?

(Kaydırmaya devam etmeden önce dur ve düşün.)

 

Bugün ne yapman gerekiyor diye düşündüğünde listenin başında kim var?

(Düşündün mü?)

 

Çoğumuz için cevap aynı: Herkes. Eş, çocuk, anne, patron, arkadaş...

 

Peki sen o listede kaçıncısın?

(Gerçekten?)

 

Bunu sormak klişe geliyor biliyorum ama her sorduğumda şunu fark ediyorum. İnsanlar bu soruyu duyduktan sonra genellikle mahcup bir şekilde gülümsüyor çünkü cevabı biliyorlar ve o cevap çoğu zaman şu: "Ben o listede yokum."




İsteklerini Nasıl Tanırsın?


Temel İnsan Değerleri Kuramına göre, insanların istekleri rastgele değil, içselleştirdikleri değerlerden besleniyor.

 

Bu değerler varoluşumuzda iki temel gerilim üzerine kuruyor:

Kendini geliştirmek mi, yoksa başkalarına uyum sağlamak mı?

Değişime açık olmak mı, yoksa düzeni korumak mı?

 

Bu iki gerilim hayatın her alanında çalışıyor. Kariyer seçimlerinde, ilişkilerde, günlük küçük kararlarda. Hatta çoğu zaman farkında bile olmadan etki ediyor.

 

Yıllarca "iyi ol, uyumlu ol, sessiz ol" diye büyüdüysen, sende hangi tarafın baskın olduğunu tahmin etmek zor değil.

 

Uyum. Düzeni korumak. Başkalarının beklentisine göre şekillenmek.

Bu eğilim, zamanla bu sadece davranışlarını değil, isteklerini de şekillendiriyor.

 

Zamanla daha az talep ediyorsun.

Daha az yer kaplıyorsun.

Daha az hayal kuruyorsun.

 

Bunu bilinçli seçmiyorsun.

Bu kendiliğinden oluyor.



Bir İsteğin Gerçekten Sana Ait Olup Olmadığını Nasıl Anlarsın?


Bugün senden çok kolay bir şey yapmanı istiyorum. Kahveni/çayını al, bir köşeye geç ve kendine şu soruları sor:

 

Çok istediğin şeyi düşün.

 

Bu isteği kimse bilmese bile yine ister miydim?

Başkalarının onayı olmasa da peşinden gider miydin?

Cevap hayırsa, bu istek senden değil, başkalarının beklentisinden geliyor olabilir.

 

Bu isteği düşündüğümde içim açılıyor mu, yoksa sıkışıyor mu? Gerçek istekler genellikle enerji verir. Dışarıdan yüklenen istekler bunaltır.

 

Bu isteği ne zamandır taşıyorum? Bir hevesten mi geliyor yoksa uzun süredir orada mı? Kalıcı istekler genellikle daha derine işlemiştir. Uzun zamandır fark etmeni beklerler.


 

Bu soruları cevaplayınca bir şey fark edeceksin.

Bazı istekler küçülecek.

Bazıları ise beklenmedik bir şekilde büyüyecek.

 

İşte o büyüyenler, senin içinden gelen ve sana ait istekler.

 

Bu farkı görmek ve üzerine inşa etmek istiyorsan, ikinci kitabım Fark Et, Güçlen, Hayatını Kur tam bu iş için var. İçinde bu soruları derinlemesine çalışabileceğin bir değerler bölümü de var. Kitabı incelemek için buraya tıkla. Haftaya seninle çok konuşmak istediğim bir mesele daha var.

"Neden en çok istediğin şeyi en çok erteliyorsun?"

Bunun nedenleri ve çözümleriyle, bir sonraki sayıda görüşmek üzere,

 

Hayatını ciddiye al, keyifle yaşa!

Sevgilerimle,

Ayça



Duyurular




Bu içerikte komisyonlu link bulunabilir. *#işbirliği **#ortaklık #reklam*

 
 
bottom of page