top of page

Gelişim Bülteni #109: Küçük Bir Farkındalık, Koca Bir Yılı Değiştirir! Hazır Mısın?

2026’ya tam 45 gün kaldı. Bu tür zamanlarda içim hafifçe dönüşüm rüzgarlarıyla kıpırdamaya başlar. Ben dönüşüm zamanlarını son dakikaya bırakmayı sevmiyorum. Vaktim varken, huzurla, sakinlikle bir şeylerin ucundan tutmaya, yavaş yavaş planlarımı yapıp demlenmeye bırakmayı seviyorum. 

Bu yüzden sizleri de son dakikaya kalmadan hayatınızın yeni bir sayfasına hazırlık yapmaya davet etmek istiyorum.

 

Yılın son günlerinde zihinde beliren sorular çoğalır ya hani…“Bu yıl neden böyle geçti?”“Ben neyi görmezden geldim?”“Ne eksikti?” 

Bu sorular aslında bizi ısrarla bir şeye çağırır: kendi ihtiyacımızı duymaya. Çünkü çoğu zaman ilerleyemediğimizi sanırız ama asıl mesele sadece şunu fark etmektir: “Şu anda bana gerçekten ne iyi gelir?” 

Bu soruya içten bir yanıt verdiğimizde, yük hafifler. Karmaşa biraz çekilir.Yönümüz netleşir.

 

Bu yüzden bu sayıda, ihtiyacımızı dinlemenin hayatın akışını nasıl değiştirdiğini konuşacağız. Çünkü ihtiyacı fark etme cesareti gösterebildiğimiz o an, yolumuz da berraklaşmaya başlar.

 

Hadi şimdi 5 dakikanızı o ihtiyacı keşfetmeye ayırmak için buraya tıklayın. 10 soruluk kısa bir test ile hayatın size neyi anlatmaya çalıştığını fark edin.



Kendini Keşfet


Keşfet!


Gün içinde o kadar çok uyarana maruz kalıyoruz ki çoğu zaman durup “Ben şu anda ne hissediyorum?” diye sormayı bile unutuyoruz. Zihnimiz hep ileriyi kovalamaya, bedenimiz ise ona yetişmeye çalışıyor ama gerçekte asıl ihtiyacımızı en iyi duyan yer bedenimiz. Oysa onu en çok ihmal eden de yine biziz.

 

Yorgun olduğumuzu ancak tükenince fark ediyoruz. Bir şey içimizi sıkınca, üstünü örte örte geçiyoruz. Kiminle konuşunca rahatladığımızı, neyi yapınca gerçekten iyi hissettiğimizi çoğu zaman sadece tahmin ediyoruz. Çünkü kendimizi dinlemeye vakit ayırmıyoruz ya da ayıramadığımızı sanıyoruz.

 

Ben de çoğu zaman bunun istisnası değilim ama aslında sorun da zaman bulamamak değil. Mesele, içimizdeki o küçük sinyallerin sesini duyamayacak kadar dışarıya odaklanmamız. Oysa insanın neye ihtiyacı olduğunu anlamasıdakikalarca meditasyon yapmasından, sayfalarca yazı yazmasından daha önce, kendi bedenine ve ihtiyaçlarına dönebilmesiyle başlıyor.

 

“Bedenim bana ne söylüyor?”“Son günlerde kalbimi ne yordu?”“Gerçekten değerli olan neyi geri planda bıraktım?”

"Benim aslında neye ihtiyacım var?"

Bu birkaç sorunun bile fark ettirdikleri, önümüzdeki yılı bambaşka bir yere taşıyabilir. Yeter ki kendimizle yüzleşmeye hazır olalım.



Düşün  💭


Belki bir süredir “gerçekten değerli olanı” geri plana attınız. Belki de hayatınızın bir süredir aynı döngüde takılıp kaldığını hissediyorsunuzdur. Dengeniz bozulmuş gibi mi geliyor? Ya da güçlü görünmek için çok mu çabalıyorsunuz?

 

Bunların hiçbirinde yalnız değilsiniz ve çözüm çoğu zaman büyük bir adım değil, kendinize sessizce ayırdığınız birkaç küçük anla başlar.

 

Bugün kendinize minik bir alan açmayı deneyebilirsiniz:

  • 10 dakikalığına telefonunuzu kapatıp sadece nefesinizi duymak,

  • bir fincan kahveyle kısa bir yürüyüş yapmak,

  • aklınızdaki karmaşayı birkaç satır günlükle dışarı bırakmak,

  • uzun zamandır okumak istediğiniz kitabın ilk sayfasını açmak,

  • ya da sadece oturup “Bana şu anda ne iyi gelir?” diye kendinize sormak.

 

Bu küçük adımlar, ihtiyacınızı duyabilmeniz için zihninizi yumuşatır, bedeninizi sakinleştirir, yönünüzü berraklaştırır.

Eğer tam şu anda, içinizde “Bu yıl kendim için daha iyi bir şeyler yapabilirim” diye hafif bir ses belirdiyse, o sesin peşinden gitmek, 1 yıl içinde düşündüğünüzden çok daha fazlasını değiştirir. Yeter ki siz kendinize yatırım yapmaya gönüllü olun.


Derinleş 🧭


Yunan mitolojisinde Hestia evin, ocağın ve iç düzenin koruyucusudur.Diğer tanrılar savaşır, rekabet eder, gökyüzünde fırtınalar estirirken o hiçbir yere koşmaz.Hiçbir yarışın peşine düşmez.

Hestia’nın tek görevi ocağını sıcak tutmaktır.Çünkü ocağın söndüğü bir evde hiçbir düzen, yön, huzur kalmaz.

Mitlerde tanrılar yorulduklarında, kalpleri daraldığında, zihinleri karıştığında geri döndükleri yer hep Hestia’nın alevinin başıdır. 

İnsanın içindeki düzen de tıpkı Hestia’nın ateşi gibidir: Siz ona yönelmediğinizde sönmez belki ama size yol da gösteremez.Ama ona kısa bir süre bile bakarsanız ateş yeniden canlanır.

 

Belki de hayatınız bir süredir hızlı aktı, belki sürekli dışarıya yetiştiniz, belki kendi kalbinizin sesini duymaya vakit ayıramadınız. Fakat şimdi şu an kendiniz için küçük bir şey seçebilirsiniz: 

Kendinize ayırdığınız beş dakika, bir sayfa kitap, bir fincan kahve eşliğinde nefes ya da sadece “Ben neye ihtiyaç duyuyorum?” sorusunu sessizce sormak…

Bu küçük anlar iç ocağınızı yeniden yakar ve o ateş yandığında, önünüzdeki yol kendiliğinden görünür olmaya başlar.


AKOA'lılardan Dinle


Bu hafta, sevgili AKOA üyelerine "Sizce bu aralar en çok neye ihtiyacınız var?" diye sorduk. İşte gelen yanıtlardan bazıları:

 

"Bilmiyorum ☹️ Neye ihtiyacım olduğunu bilmeye ihtiyacım var diyesim geldi ama her şeyi de bilmemiz gerekiyor mu bilmiyorum. Bazen de bilmeden yaşamak gerekiyor. Bilmeden yaşayınca da hayatı kaçırıyor gibi hissediyorum. Kafam çok karışık 😁" Mine A.

 

"Köklenip aidiyet duygusunu hissetmeye, sarıp sarmalanmaya ihtiyacım var." Rüveyde U.

 

"Aslında düşününce ihtiyacım olan bir çok şeyi bir şekilde elde edebiliyorum. Olmayanda bir hayır var deyip olmamasını kabul etmeyi de öğrendim sayılır. Kendimle gurur duymaya da başladım cidden bu dönem prime dönemimi yaşıyorum diyorum hep ama bir şeylerin artık “daha kolay gerçekleşmesine” ihtiyacım var. Bir söz okumuş ya da sizden duymuştum. Diyordu ki “sen zor şekilde elde etmeye alıştığın için bir çok şeyi haliyle de zor yerlerden geliyor”. Kendimdeki bu algıyı değiştirmeye de ihtiyacım var." Ela K.

 

"Bu sıralar en çok arkadaşlarımın mutlu olmasını görmeye ihtiyacım var. Bir tarafı mutlu, bir tarafı zorluklarla ilgileniyor.. Bense yanlarında olamadığım, yeterli desteği veremediğim için biraz içerliyorum." Esma K.

 

"İyi haberler almaya, sevdiklerimin iyiliğinden emin olmaya, biraz da içimi dökmeye yüzümdeki neşe maskesinin ağırlığından kurtulmaya ihtiyacım var."

Zeynep U.

 

"Her şeyi anlatmaktan vazgeçtiğim, bazen kendimi ifade etmekten yorulduğum, bir çok şeye tamam deyip geçesim olan ancak yine de bunu başaramadığım bir zaman dilimindeyim. Beynimi bunlardan arındırıp bir durasım var🌿" Eda Y.K.

 

"Bu zamana dek yaptığım şeylerin somut çıktılarını görebilmek. Kimsenin görmesi veya anlaması beklentisinde değilim. Hayat yoluna devam ederken en büyük arzum, ilerlediğimi fark eden işaretlere ihtiyacım var." Merve B. D.


Haftanın Önerisi


Bu hafta kendinize sadece 5 dakikalık bir iç alan açmayı deneyin. Telefonu bırakın, kapıyı kapatın, bir fincan içecekle oturun ve şunu sorun: “Bugün kalbimin ocağına ne iyi gelir?”

Cevap bazen çok küçük bir şey olur: iki sayfa kitap, bir satır günlük, kısa bir yürüyüş, sessiz bir nefes ya da sadece kendinizi duymanıza izin veren bir an.

 

O küçük anı seçin ve ona sadık kalın. Çünkü bu hafta yapacağınız o minicik yatırım, önümüzdeki günlerde ihtiyacınızı daha net duymanız için iç ateşinizi yeniden canlandıracak.


Duyurular




Küçük Bir Rica


Eğer bu bülten size ilham verdiyse, belki bir arkadaşınızın veya tanıdığınızın da işine yarayabilir. Bu bülteni onlara da ileterek paylaşabilirsiniz. Paylaşmak için sadece bu maili onların eposta adresine yönlendirmeniz yeterli. Beraber büyümek her zaman daha güzeldir. Teşekkürler!


Bu içerikte komisyonlu link bulunabilir. #işbirliği #ortaklık #reklam

 
 
bottom of page