Gelişim Bülteni #103: Okuma Alışkanlığı Nasıl Geliştirilir? 📚
- Ayça Karaman

- 29 Eki
- 5 dakikada okunur
İyi bir planlama yapmadığım zamanlarda ilk ihmal ettiğim şey kitap okumak oluyor. Ya “Kafam dolu, odaklanamıyorum zaten!” diye bahane üretiyorum ya da “Zamanım yok” diyerek ekranı amaçsızca kaydırdığım bir döngüye giriyorum. Ta ki ne yaptığımın farkına varıp kendimi bu döngüden çıkaracak küçük bir adım atana kadar 🥲
Bugün bu sayıda, okuma alışkanlığının neden çok değerli olduğunu keşfedeceğiz. Düzenli okumanın bilimsel faydalarına, neden çoğu okuma girişiminin yarım kaldığına ve bu döngüyü nasıl kırabileceğimize bakacağız.
Hazırsanız başlayalım. 🌱

Keşfet! ✨
2016 yılında yapılan bir araştırmaya göre, günde 30 dakika veya daha fazla kitap okuyan katılımcıların, yaş, cinsiyet, eğitim ve sağlık gibi değişkenler hesaba katıldıktan sonra bile, hiç okumayanlara kıyasla ortalama 23 ay daha uzun yaşadığı bulunmuş. Yani düzenli kitap okuyanlar genel bilgi birikimlerini artırmanın yanı sıra yaklaşık 2 yıl kadar da daha uzun yaşıyorlar. İnanılmaz bir haber, değil mi? :)
Üstelik düzenli okumanın faydaları sadece bunlarla da sınırlı değil. Düzenli kitap okumak, stresi azaltıyor, odaklanmayı artırıyor, empati becerisini güçlendiriyor ve zihinsel dayanıklılığı besliyor. Yani elimize aldığımız her kitap, aslında hem zihnimizi hem de ruhumuzu güçlendiriyor.
Çoğumuz kitap okumanın faydalarını biliyoruz ama iş pratiğe gelince zorlanıyoruz.
📌 Gün bitiyor, yorgunluktan kitabı açacak hâlimiz kalmıyor.
📌 Raflarda bekleyen onlarca kitap arasından hangisine başlayacağımızı bilemiyoruz.
📌 Büyük hedeflerle başlıyoruz ama birkaç gün içinde düzen bozuluyor.
İşte tam bu noktada mesele irade değil, işleri kolaylaştıran bir sistem kurmak. Çünkü okumak bir ‘yük’ değil, hayatı kolaylaştıran küçük bir alışkanlık haline geldiğinde kalıcı oluyor.
Düşün 💭
lışkanlık kazanmanın en etkili yollarından biri, kendimizi o alışkanlığa ait bir kimlikle tanımlamaktır. "Daha çok okumalıyım” dediğimizde zihnimizde bir yük oluşur ama “Ben düzenli bir okurum” dediğimizde, bu davranış artık bir zorunluluk değil, kimliğimizin doğal bir parçası olur. Nihayetinde zihnimiz bizi o kimliğe uygun davranışlara yönlendirir. Böylece direnç azalır, bahaneler küçülür, okumak daha doğal bir hale gelir.
Peki bu kimliği destekleyecek pratik adımlar nelerdir? 👇
1️⃣ Kitaplara erişimi kolaylaştırın: Düzenli okuma için sizi destekleyecek bir sisteme ya da topluluğa dahil olun. Okuma alışkanlığını hayatınızın doğal bir parçası haline getirin.
2️⃣ Kitapları görünür tutun: Elinizin altında telefon olursa, telefona bakarsınız. Kitap olursa da, kitaba. Elinizin altında, başınızın ucunda, çantanızda mutlaka bir kitap bulunsun. Gözünüzün önünde olan şey, alışkanlığa dönüşür.
3️⃣ Küçük hedeflerle başlayın: Her gün 1 bölüm okumak yerine her gün en az 5 sayfa okumayı hedefleyin. Küçük hedefler, düzeni oturtmanın en kestirme yoludur.
4️⃣ Kitap okumayı ritüelleştirin: Kahve eşliğinde sabah 10 dakika ya da uyumadan önce birkaç sayfa… Kitap okumak sıradan bir görev değil, size ait özel bir zaman olsun.
5️⃣ Farklı türlerde okumayı deneyin: Okuma alışkanlığınız güçlenene kadar kendinizi tek bir kitaba ya da türe sıkıştırmayın. Merakınızı takip edin, farklı dünyaları keşfedin. Alışık olmadığınız türlerle buluşun ve okuma yolculuğunuzu tekdüzelikten çıkarın.
Derinleş 🧭
Okumak sadece bilgi biriktirmek değil, aynı zamanda başkasının zihninde bir yolculuğa çıkmaktır. Kitaplar bize başka yaşamlar, başka ihtimaller ve başka bakış açıları sunar. Jorge Luis Borges’in dediği gibi: “Cennet bir tür kütüphane olmalı.”
Bazen bu yolculuk, zihnimizde yıllarca sürecek bir sorunun tohumu olur. Ölü Ozanlar Derneği filminde öğrencilerin kitaplardan aldıkları ilhamla yeni bir hayata cesaret edişini hatırlayın. Onlara tek bir cümle yetmişti: "Carpe Diem" yani "Anı Yakala". Gerçekten de birkaç satır, bir insanın yaşam yönünü değiştirebilir.
İşte bu yüzden okumak, sadece dünyayı anlamak için değil, kendimizi yeniden yaratmak için de bir araçtır. 📚✨ Kitaplarla düzenli buluşmak, zihnimizi sürekli yeni ihtimallere açar ve gelişimimizi besler. Bu yönüyle okuma, bir alışkanlıktan çok, varoluşsal bir pratik gibidir.
AKOA'lılardan Dinle
Bu hafta, sevgili AKOA üyelerine "Okuma alışkanlığınız var mı? Varsa düzenli bir okur olmanıza katkıda bulunan sırlarınız neler?" diye sorduk. İşte gelen yanıtlardan bazıları:
"Çocukluğumdan beri okuma alışkanlığım var bunda en büyük katkının babamın kütüphanesi olması, okuması, beni kütüphaneye götürmesi ve her alışverişim sınırlıyken kitap alışverişine asla sınır koymamasıydı diye düşünüyorum. Büyüdükçe bu alışkanlığımı devam ettirebilmek de kitap okumayı zorunluluk değil zevk olarak görmek; bağ kuramadığım kitapları yarım bırakabilmek, diğer insanların çok beğenmesi ya da hiç beğenmemesine aldırış etmeden içine girebildiğim dünyalara zihinlere bakabilmek bunu öncelemek diye düşünüyorum. Aynı zamanda çantamda her zaman bi kitap olur küçük çanta kullanamıyorum bu yüzden." Zeynep U.
"İlkokul mezunu olan büyük anne ve büyük babalarımın her gün gazete okuması, annemin bu konuda bana rol model olması, şehrin küçücük sahafının kokusu ve satıcı amcanın ağır başlılığı bana hem okumayı sevdirdi hem de okuyan insanın nasıl zengin bir kültüre ve vakur bir duruşa sahip olacağını öğretti… Ara ara yaşanan motivasyon kaybıma Akoa ilaç gibi geldi ☺️" Hazel M.
"Okuma alışkanlığım birkaç yıldır düzensiz şekilde ilerliyor ama artık bir alışkanlık olduğunu düşünüyorum. Küçüklükten beri kitap okumayı çok severdim. Özellikle ilkokul öğretmenimin okumaya geçtiğim için verdiği "Alice Harikalar Diyarında" kitabından sonra neredeyse her gün kitap okumaya başladım diyebilirim.
Dönem dönem çok zorlandığım zamanlar oluyor ancak okumama yardımcı olması için şöyle şeyler geliştiriyorum.
1: Evde en sık uğradığım yerlere daha önce okumayı planladığım kitapları koyuyorum. Bu sayede gördüğüm zaman o kitabı okumaya başlıyorum. Daha sonra okumakta olduğum kitaba geçiş yapıyorum🫕
2: Sık sık hatırlatıcılar kuruyorum. Tıpkı uyanma alarmı gibi. Öğle vakitleri (örneğin saat 13.00'dan başlayarak) 5'er dakika aralıklarla alarmlar kuruyorum🛎
3: Genelde toplu taşıma kullandığım için her zaman yanımda kitap taşıyorum. Bu sayede fiziksel ağırlığını hissedince 'boşuna taşımış olamam' düşüncesiyle okumaya başlıyorum. Bazen telefona indirdiğimde oluyor, özellikle metrolarda ordan okumalar yapıyorum 🚇
4: AKOA Kitap Kulübü sayesinde o ayki kitabı olmasa bile mutlaka kitap okumaya çalışıyorum. İnsanın kendini hem içsel hem de dışsal motivasyonlarla desteklemesine çok yardımcı oluyor 🥰 " Esma K.
"Okuma alışkanlığımın mimarı babamdır. Onu gazete ve kitap okurken görünce özenirmişim. Çocuk yırtar verme dediklerinde dinlemez bana verirmiş. Çocukluk ya ters tutarmışım, o da zorla da olsa okumaya devam edermiş. Sen öğrenince sen de bana okursun derdi hayal meyal hatırlıyorum bunları. Bir süre sonra bana milliyet çocuk, bilim teknik yanında verilen çocuk eki için abonelik aldı. O arada ben okuma yazmayı kendi kendime öğrenmeye çabalıyordum. Okulda sıkılırdım gizlice kitap okurdum şikâyet ederlerdi hiç kızmadı. Dersini öğreniyorsa bırakın hocam kırmayın şevkini dermiş hep hocalarım anlatır ne zaman karşılaşsak.
Çevre şehirlerde dâhil olmak üzere sürekli kitap fuarı ve etkinliklere giderdik. Dünya klasiklerini özel ciltli set olarak hediye aldığında aklımı yitirmiştim. Okuduğum kitabın fikri, ideolojisi, inancı ne olursa olursun konuşurduk üstüne. Bir dönem siyasi kitaplara sarmıştım. Sadece o zaman tek yönlü okuma yapıyorsun diye farklı ideolojileri öğrenebileceğim kitaplar alıp bunları da okursan sonra konuşuruz demişti. Kitap benim için babam demek özetle.
Okuma alışkanlığımı zaman zaman kaybettiğimi düşünsem de sevdiğim, çocukluğumla ilişkili bir kitabı alıp birkaç saat içerisinde bitirdikten sonra yeniden doğmuş gibi oluyorum. Bu kitap benim için genellikle Çalıkuşu olur. Ne zaman okumayı ihmal etmeye başlasam onla dönerim sahalara. Üniversiteye hazırlanırken okumuştum ilk kez, o kadar içine girmiştim ki kitabın önemli bir deneme sınavına girmemiştim kitabı bitirmek için. Hemen Ayşegül sınava gelmedi, nerede biliyor musunuz diye şikâyet araması gelmiş. Babam da kitap okuyordu bölmek istemedik diyip kapatmış. Sırrım faydalı olur mu bilmiyorum ama okumayı bırakmak benim için kendine özenmeyi bırakmak gibi bir his. O hissi ne zaman yaşasam babamın bana özel hissettirdiği o kitaba sarılırım." Ayşegül T.
Haftanın Önerisi
Bu hafta kendinize küçük bir okuma deneyimi hedefleyin:
Merak ettiğiniz ama hiç el atmadığınız bir yazarı ya da edebiyatı seçin.
Belki hep ertelediğiniz bir Latin Amerika romanı, belki de adını duyduğunuz ama hiç okumadığınız bir Türk yazar…
Amacınız o kitabı bitirmek değil, tanışmak olsun. İlk 10–15 sayfa bile size o dünyanın kapısını aralayacaktır.
Çünkü okuma alışkanlığını besleyen şey sadece süreklilik değil, aynı zamanda merakın canlı kalmasıdır. 📚✨
Duyurular
Online Gelişim Grubuna başvurdun mu?
Yeni yılda dönüşüm kiti seni bekliyor.
Küçük Bir Rica
Eğer bu bülten sana ilham verdiyse, belki bir arkadaşının veya tanıdığının da işine yarayabilir. Bu bülteni onlara da ileterek paylaşabilirsin. Paylaşmak için sadece bu linki onlara yönlendirmen yeterli. Beraber büyümek her zaman daha güzeldir. Teşekkürler!
Bu içerikte komisyonlu link bulunabilir. #işbirliği #ortaklık #reklam


