Gelişim Bülteni #108: Aşırı Düşünmenin Sinsi Bedeli ve Özgürleşmenin Yolları
- Ayça Karaman

- 3 Oca
- 4 dakikada okunur
Benim en çok imrendiğim insanlar, bir şeylere öyle fazla kafa yormadan işleri rast giden insanlardır. Çünkü ben öyle biri değilim. Her detayı kontrol etmeyi severim.
Bir işi başkasına devretmem gerekse içim rahat etmez. Sanki her şeyi kendi başıma halletmem gerekiyormuş gibi hissederim. Ancak geçenlerde, rasyonel zihnimin sınırlarını o kadar zorladım ki sonunda tüm mental kaynaklarım tükendi. Bu deneyimle anladım ki ben hayatı uzun zamandır gerçekten hissederek değil, analiz ederek yaşıyormuşum.
Duygularımı, sezgilerimi, hatta küçük mutluluklarımı bile zihnimde çözmeye çalışırken, kendimi farkında olmadan düşüncelerimin içine hapsetmişim.
Bu sayıda, duygusallığa fazla kapılıp savrulanların kadar, her şeyi mantıkla çerçeveleyenlerin de ihtiyacı olan o dengeyi konuşacağız. Çünkü gerçek özgürlük, daha fazla düşünmekte değil, bir anlığına kontrolü bırakmayı seçebilmekte gizlidir

Keşfet! ✨
Belki siz de çoğu zaman “mantıklı” davranmayı bir güven duvarı olarak kullandınız. Her şeyin nedenini bulmaya, duygularınızı açıklamaya, anlam vermeye çalıştınız. Çünkü kontrol sizde olduğunda, dağılmazsınız diye düşündünüz.
Nihayetinde bir gün o güçlü, analitik tarafınız fark ettirmeden sizi hayattan kopardı. Zihniniz hep ileriye, “bir sonraki adıma” odaklanırken, bedeniniz sessizce “şimdi”de kalmak istedi. Bu çelişki, farkında olmadan bütün enerjinizi emdi ve çok yorgunsunuz.
Prefrontal korteksimiz, yani karar verme, planlama, analiz etme merkezimiz,aslında bir kaptandır ama biz onu tüm geminin kendisi sanırız. Oysa gemiyi dengede tutan, sadece kaptan değil; rüzgârı hisseden yelkenlerdir de. Bazen “rasyonel kalmak” sandığınız şey, aslında bedensel sezgilerinizi bastırmak olabilir. Düşünmek güçtür ama sürekli düşünmek bir tür kaçıştır.
Zihin her şeyi çözmek ister ama bazı şeyler sadece hissedilerek anlaşılır.
Belki artık kendinize şunu sorma zamanı gelmiştir: “Her şeyi çözmeye çalışırken, aslında neyi hissetmekten kaçıyorum?"
Düşün 💭
Bazılarımız için her şeyin bir nedeni olmalı. Bir şey hissettiğimizde, hemen çözüm bulmak, anlam yüklemek, olayı zihinsel bir haritaya oturtmak isteriz.Bu bize güven verir ama fark etmeden, duygularınızdan koparır.
Bazılarımız içinse tam tersi geçerlidir. Her dalgalanmayı sonuna kadar hisseder, duyguların içinde kayboluruz. O anlar çok canlıdır ama çoğu zaman sizi tüketir, yönsüz bırakır.
İki taraf da aynı kökten beslenir: kontrol isteği.Birimiz düşünerek kontrol etmeye çalışırız, diğerimiz hissederek.Oysa denge, düşünmekle hissetmek arasında bir köprü kurabildiğimizde gelir.
Eğer kendinizi her şeyi sürekli analiz ederken buluyorsanız, artık zihni değil bedeni dinleme zamanı gelmiştir. Kendinize şu soruyu sorun: “Bu düşünceyi anlamam mı gerekiyor, yoksa sadece hissetmeme izin vermem mi?”
Eğer duygularınızın ağırlığı altında sıkışıyorsanız, birkaç adım geri çekilin ve gözlemci olun. Duygunun kendinizi tanımlamasına izin vermeyin, sadece geçişine tanık olun. “Şu anda bu duygunun içinden kim geçiyor?” diye sorun.
Denge, bir tarafı bastırmakta değil, zihinle kalbin birbirini dinlemesine alan açmakta saklıdır.
Derinleş 🧭
İnsan zihni, iki kadim dürtü arasında salınır: anlam arayışı ve teslimiyet.Bir yanımız, her şeyi çözmek ister ve dolayısıyla mantığı, analizi, kontrolü seçer çünkü netlik insana güven verir.
Diğer yanımız ise sadece yaşamak ister: hissetmek, denemek, akışta kalmak.
Felsefede bu iki uç, yüzyıllardır birbirine ayna tutar. Stoacılar, özgürlüğün duygulara kapılmamakta yattığını söyler; onlara göre dinginlik, duyguların esiri olmamaktan doğar. Varoluşçularsa, anlamın düşüncede değil, deneyimin içinde filizlendiğini savunur.
İnsanı insan yapan şey, duygularını bastırmak değil; onların içinden geçerken yine de yönünü bulabilmektir. Gerçek bilgelik, zihni susturmakta değil,zihnin melodisine kalbi dahil etmekte yatar. Düşüncelerinizin gücü vardır ama onların altına gizlenmiş sessizlikte, daha eski, daha derin bir bilgelik bulunur.
Bu yüzden günümüzde denge, düşünmeyi bırakmakta değil, düşünceleri kalbimizle birlikte duymakta gizlidir.
AKOA'lılardan Dinle
Bu hafta, sevgili AKOA üyelerine "Son 24 saatte aklınızda gereğinden fazla dönen bir düşünceyi hatırlıyor musunuz? Bu düşünce neydi? Sizce bu düşünce size yardım mı etti, enerjinizi mi çekti?" diye sorduk. İşte gelen yanıtlardan bazıları:
"Birine anlatmaktaki biri-> kağıt, boşluk 😅😁 Genellikle anlamayacak insanlar yüzünden aşırı düşününürüm(o düşünmediği için iki kişilik düşünme olabilir) o yüzden "nasılsa anlatınca anlamayacak, ama benim bunu içimden atmam lazım" diyerek ya yazarım, ya da karşımdaymış gibi o cümleleri söylerim ki içimden atmış olayım." Şevval Y.
"Son 24 saatte aklımda fazlaca dönen düşünce ‘Akıp giden sosyal ilişkiler içinde kendimi istediğim gibi ifade edebildim mi?’ sorgulaması idi. Bu girdaba girdiğimi artık çabuk fark ediyorum ve bu düşünce sarmalından çıkmak hissi bana kendimi korumak ve enerjimi yükseltmek için yardım ediyor. Artık olumsuz düşüncelerim ve duygularımın da geçici olduğunu bildiğimden canım enerjimi onlara yedirmiyorum😄🤭" Sermin SEVİNÇ K.
"Son zamanlarda giderek artan yetersizlik duygusu ile başa çıkmaya çalışıyorum.Tabi ki enerjimi çekiyor ve bunun yanında tüm günümü bana zehir ediyor.Bazen arka planda bunu düşündüğümü unutuyorum ama her daim orada ve bununla baş etmem çok zor.Olumlu düşünmek benim için çok zor." Rüveyde U.
"Yarım kalan işler, yetişememe hissi dönüp duruyor… bu masa başına oturma konusunda beni güdülese de bu enerjimin çok daha çabuk tükenmesine neden oluyor... Bkn.Zeigarnik etkisi…" Hazel M.
Haftanın Önerisi
Bu hafta kendinize şu soruyu sorun: “Bu konuda fazla mı düşünüyorum, yoksa yoğun mu hissediyorum?”
Eğer sürekli analiz ediyorsanız, bir gün boyunca sadece gözlemlemeyi deneyin. Eğer duygular sizi sürüklüyorsa, düşüncelerinizi yazıya dökün.
Denge, duyguları bastırmakta değil, her birini doğru dozda yönetebilmekte gizlidir.
Duyurular
Online Gelişim Grubuna başvurdun mu?
Yeni yılda dönüşüm kiti seni bekliyor.
Küçük Bir Rica
Eğer bu bülten size ilham verdiyse, belki bir arkadaşınızın veya tanıdığınızın da işine yarayabilir. Bu bülteni onlara da ileterek paylaşabilirsiniz. Paylaşmak için sadece bu maili onların eposta adresine yönlendirmeniz yeterli. Beraber büyümek her zaman daha güzeldir. Teşekkürler!
Bu içerikte komisyonlu link bulunabilir. #işbirliği #ortaklık #reklam


