Gelişim Bülteni #106: Yavaşlamak Bir Stratejidir: Her Şey Bir Koşturmaca Olmak Zorunda Değil 🙌
- Ayça Karaman

- 29 Eki
- 4 dakikada okunur
Her ilgi alanını mesleğe, her hobiyi profesyonel bir seviyeye çıkarmanız gerekiyormuş gibi bir hisse kapılıyor musunuz?
İlk ben itiraf edeyim. Evet, zaman zaman başlangıç seviyesinden öteye gidemeyen hobilerim için suçluluk duygusuna kapılıyorum. Her şeyi aynı anda dört dörtlük yapmak istiyorum ve yapamadığımda da birazcık bozuluyorum.
Sonra birden durup kendime şunu anımsatıyorum: Her şey bir koşuşturmaca olmak zorunda değil. Yavaşlamaya, zevk aldığım şeyleri kendi hızımda denemeye, hatta sadece biraz keyif almaya da hakkım var.
Bu sayıda bir strateji olarak yavaşlamayı ele alacağız. Hayatın akışını durdurmaya, aslında bir yenilenme alanı açmak olarak bakmanın yollarına odaklanacağız. Hazırsanız, başlayalım 🌱

🌟 İLGİLİ REHBER: SAKİN KALMA SANATI
Keşfet! ✨
Bazen hız, ilerleme gibi görünür. Oysa çoğu zaman bu eksik bir anlatıdır. Odaklı moddayken beynimiz, bir hedefin peşindedir: planlar, karşılaştırır, hesap yapar. Prefrontal korteks tam kapasite çalışır, sistem sürekli alarmdadır. Bu durum bizi üretken değil, uyarılmış tutar ama bir süre sonra da yorgunluğa ve tükenmişliğe zemin hazırlar.
Beynin bir de serbest modu vardır. Yürüyüşte, duşta, sessizlikte, bir hobiyle veya sanatla uğraşırken devreye giren o mod. Zihnin gevşediği, bağlantıların arka planda kurulduğu, “aha” anlarının doğduğu o yer.
Problemlerin çözümleri ve yaratıcılık, işte bu serbest modda filizlenir. Çünkü o anda beyin yalnızca düşünmez, arka planda bağlantılar kurar. Odaklı modda görünüşte ilerleriz; serbest modda anlamı bulur ve bağlantıları kurarız.
Bu yüzden yavaşlamak bir geri adım değil, bilinçli bir strateji olarak bakmayı öğrenmemiz gerek. Dikkati dış uyaranlardan çekip, iç ritme dönmek hepimizin ihtiyacı olan bir adım. Zira sistemimizi hem biyolojik hem psikolojik olarak toparlar. Aslında çoğu zaman bir adım geri çekilmek, bütünü daha net görebilmenin de tek yoludur.
Düşün 💭
Zihnimiz her gün binlerce uyarana maruz kalıyor ama beynin gerçekten derinleşebilmesi için hem odaklı hem serbest modlara ihtiyacı var. Yani hem “koşuşturma” hem “yavaşlama” hâllerine alan açmamız gerekiyor. Nasıl derseniz, size 3 pratik önerim var:
1. Odak ve gevşeme ritmini planlayınBir işe 25-40 dakika kadar tam odakla çalışın, ardından 5-10 dakikalık bilinçli bir ara verin. Kısa bir yürüyüş, nefes egzersizi ya da sadece pencereden dışarı bakmak bile beynin mod değiştirmesini sağlar.
2. Zihinsel boşluk yaratınGünün içinde “yavaşladığınız” anlar olsun. Yolda müzik dinlemeden yürümek, duşta suyun sesine odaklanmak, yemek yerken sadece tadı hissetmek…Bunlar serbest modun geçiş kapılarıdır.
3. Günün sonunda yavaşlamayı ödüllendirinBir listeyi tamamlamak kadar, günün sonunda durup derin bir nefes almak da başarıdır. Bugün bunu fark ettiyseniz, zaten ilerliyorsunuzdur.
Derinleş 🧭
Modern çağın bizi en sessizce esir aldığı yer hız. Her şey daha hızlı öğrenilmeli, daha erken çözülmeli, daha çabuk sonuç vermeli gibi hissediyoruz. İtiraf edin bunu hepimiz bir noktada hissediyoruz, değil mi?
Oysa Alman filozof Martin Heidegger, insanın varoluşunun ancak zamanın içinde bulunarak anlam kazandığını söyler. Yani gerçekten yaşamak, zamanı yönetmek değil, onunla birlikte var olmayı öğrenmektir. Yavaşlamak, bu anlamda bir geri çekilme değil, zamana yeniden temas etme biçimidir de.
Koşturmaca içinde geçen günler, çoğumuzu yaşamın merkezinden uzaklaştırır. Oysa durduğumuzda, şimdi ile bağımız da yeniden kurulur. Bu Csikszentmihalyi'nin akış olarak adlandırdığı deneyimdir aynı zamanda.
Zamanı hızla doldurmaya çalışmak, bazen yaşamın anlamını sessizce boşaltmakla sonuçlanır. Oysa yavaşlamak, boşluğu tehdit olarak değil, bir yenilenme alanı olarak görmektir. Tabi eğer görebilirsek.
Bir düşüncenin olgunlaşması, bir duygunun yerini bulması, bir yönün belirginleşmesi için sessizlik gerekir. Yavaşlık, bu sessizliğe izin vermektir.
Yavaşlamak, tembelleşmek değil, varoluşun ritmini geri almak demektir.Çoğu zaman aradığımız cevaplar, kaosun içinde değil ancak sessizliğin içinde duyulur.
AKOA'lılardan Dinle
Bu hafta, sevgili AKOA üyelerine "En son ne zaman bir şeyi sadece keyif almak için yaptınız? Yaptığınız şey neydi?" diye sorduk. İşte gelen yanıtlardan bazıları:
"Bir atölyeye katılmıştım, duyguların maskesi adında. Aslında son zamanlarda hangi duyguları hissettiğimizi maskeye yansıtıyorduk, yani pek keyif alacağımı düşündüğüm bir etkinlik değildi ama maskeyi boyadıkça ve sonrasında duygularımızla dans ettiğimde keyif aldığımı fark ettim. Yani sadece keyif almak için yapmadığım ama yaptığım için keyif aldığım son aktivite buydu" Esma, K.
"Ben dün akşam bu tabloya başladım, sırf keyif almak için. Bu ara kafamın içindeki karmaşayı susturamadığımdan, yeni de istifa ettiğimden keyif duygusunun yerini bolca kaygı, kırgınlık aldı. Hemen her şeye sinirlenen, tepkileri sert ve keskin birine dönüştüğümü hissediyordum.Ta ki hedefsiz plansız sadece fırçayla o boyalarla bir şeyler kurgulayıp renklendirene kadar.
Öte yandan çalışmaya ihtiyacım olmasına rağmen sadece hayattan biraz daha keyif almak için işi bilmeyen, işi bilene nasıl davranacağını bilmeyen o restoranttan istifa ettim. Ve kendime sadece hayattan biraz daha keyif alma inceliği, cesareti ve inatçılığı tanıdığım için biraz da gururluyum açıkçası. Canım kendim omzumdan öperim 🤍" N. Gökçe C.
"Stand up gösterisine gittim. Herhangi bir fayda kaygısı gütmeden yaptığım şeyler yok denecek kadar azdır,sadece gülmek kendimle eğlenmek için gittim. İyi ki gitmişim o kadar güldüm ki çıkarken kuş gibi hissediyordum :)"
Zeynep U.
"18.10.25 günü keyif almak için ve vaktimi de değerlendirmek için bisiklet kiralayıp sürdüm. Bu sıralar aslında her gün keyif alacağım bir şey yapıyorum." Ela K.
"Dün de yaptım, bugün de yapacağım yani hemen hemen her gün yaptığım bir aktivite diyebilirim aslında. Balkonumda tek başıma oturup, büyük bir keyifle, tatlı eşliğinde kahve içmek. Burada bana keyif veren şey hangisi bilemiyorum. Kahve mi, balkonum mu, tek başıma olup kafamı dinlemem mi yoksa tatlı mı! Hepsi bir bütün olarak bana keyif veren unsurlar. Önemli olan, hayatın içinde her gün, bize küçük bile olsa keyif verecek şeyler bulabilmek."
Ecem, K.
"Dün akşam uzun yıllar önce kurduğum bir hayalimi gerçekleştirdim: kızım çok şükür 8 yaşına geldi ve onunla Kuğu Gölü Balesi'nin prömiyerine gittik 🥰 Lisedeyken ilk defa izlediğimde kurduğum bu hayalin gerçekleştiğinin farkında olarak anı yaşamak bambaşka bir deneyim oldu 🥹 Onun da verilen emeğin, yapılan sayısız provaların ve uzun yıllar süren çalışmaların neticesinde gösterilen performansın farkına varması ve minik elleri acıyana kadar ayakta alkışlaması da ayrıca gurur ve keyif verdi." Nalan Ö.
Haftanın Önerisi
Bu hafta hiçbir şeye dönüşmeyecek bir şey yapın. Sonuç üretmeyen, gelişim hedefi taşımayan, paylaşılmayacak bir şey.
Bir hobi seçin ama sırf sevdiğiniz için. Resim yapın, puzzle yapın, makasla dergilerden görseller kesin, yeni bir yemek deneyin, hatta sadece çay demleyin.
Yaparken “İyi miyim, faydalı mıyım, yeterince yaratıcı mıyım?” diye sormayın. Bu bugünkü oyun alanınız.
İnsan sadece üretmek için değil, hissetmek için de var. Bunu sık sık hatırlayan zaten kendine has keyifli bir yaşam sistemi de kurar.
Duyurular
Online Gelişim Grubuna başvurdun mu?
Yeni yılda dönüşüm kiti seni bekliyor.
Küçük Bir Rica
Eğer bu bülten size ilham verdiyse, belki bir arkadaşınızın veya tanıdığınızın da işine yarayabilir. Bu bülteni onlara da ileterek paylaşabilirsiniz. Paylaşmak için sadece bu maili onların eposta adresine yönlendirmeniz yeterli. Beraber büyümek her zaman daha güzeldir. Teşekkürler!
Bu içerikte komisyonlu link bulunabilir. #işbirliği #ortaklık #reklam


